KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/13448 E., 2025/2648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/851 E., 2022/224 K.
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında müsnet suçtan hüküm kurulduğu sırada temel cezanın takdiren asgari hadden tayin edildiği belirtilmesine rağmen asgari haddin çok üzerinde olacak şekilde temel cezanın belirlenmesi,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) cezaları düzenleyen 45. maddesinde "Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar hapis ve adli para cezalarıdır." demekte sonraki maddelerde de hapis cezalarını tanımlamaktadır.
Yine aynı Kanun'un 50. maddesinde ise kısa süreli hapis cezalarının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırıma çevrilebileceği belirtilmiştir. Kanun'un sistematiği dikkate alındığında adli para cezalarının hapis cezalarından daha lehe olduğu konusunda tartışma bulunmamaktadır.
Bu kapsamda sanık hakkında 09.06.2015 tarihinde kurulan ve sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilen hükümde 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 43, 62, 50, 52. maddeleri gereğince sonuç olarak 3.740,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ve bu hükmün açıkça sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılamada aynı Kanun'un 106/1, 43, 62, 51. maddeleri gereğince erteli 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi ve yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında erteleme hükmünün lehe olduğu belirtilmek suretiyle karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/13448, K. 2025/2648, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama