Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/13453 E. , 2025/3041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/198 E., 2022/25 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bir başkasının, kendisinin veya yakınının; haya
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/13453 E. , 2025/3041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/198 E., 2022/25 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bir başkasının, kendisinin veya yakınının; hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslimine, malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesini temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmaktadır. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamakta ve bu durumda failin malı doğrudan alması söz konusu olmaktadır. Yani mağdur malı teslim etmektedir. Bu suçla korunan hukuki değer yalnızca malvarlığı değil, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığıdır. Yağma, icrai hareketle işlenebilen bir suç tipidir ve bu suçun maddi unsuru hareket kısmıdır. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkartmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Yağma suçundan bir kamu davası açılması halinde yürütülen yargılama sırasında iddia, savunma ve bu bağlamda toplanan delillere göre ortada bir yağma suçundan bahsedilemeyeceği ve/veya yararlanma kastı ile bir malın alındığının saptanamaması durumunda açılan kamu davası içinde barındırdığı birleşik suçlardan hangisine dönüşüyor ise bu belirlenerek, infaza esas tek bir hüküm kurulmasıyla yetinilmesi bir zorunluluktur. Tüm dosya kapsamına göre; mağdurlar ... ve ...'nın hazırlık ifadelerinde sanık ...'in mağdur ...'dan para istediğini ve para vermeyeceğini beyan etmesi üzerine sanık ... ile mağdur ... arasında önce tartışma sonra da itişmenin yaşandığı ve sanığın her iki mağdura da yumrukla vurduğu, dışarı çıktıktan sonra "yaşatmayacağım sizi" şeklinde tehdit içeren sözler söylediğini beyan ettikleri, tanık .......'ın da sanık ...'in mağdur ...'dan para istediğini, vermeyince "Burayı dağıtırım, istediğimiz birkaç lira para neden vermiyorsun" dediğini, mağdurlar ... ve ...'nın sanığı dışarı çıkarmaya çalışmaları üzerine sanığın bağırmaya başladığını ve taraflar arasında boğuşma yaşandığına dair beyanları şeklinde gelişen olayda; Yağma suçu yönünden delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 1. 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun hüküm tarihi itibariyle de uzlaşma kapsamında bulunduğu, bozma öncesi sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair hükmün mağdur ...'a yönelik tehdit eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya engel oluşturmasına rağmen bozma sonrası suçun niteliği değiştirilerek düşme kararı verilmesi karşısında, sanığın mağdurlar ... ve ...'ya yönelik tehdit eylemi yönünden uzlaşma usulünün uygulanmasına engel bir hal bulunmadığı anlaşıldığından uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması, 2. Sanık hakkında bozma öncesi tehdit suçundan kurulan ve tekerrür uygulanmayan hükmün, yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesi uyarınca tekerrür yönünden kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2012 tarihli ve 2021/198 Esas, 2022/25 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.