Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/13483 E. , 2025/3700 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/76 E., 2022/705 K. SUÇLAR : Tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edi
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/13483 E. , 2025/3700 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/76 E., 2022/705 K. SUÇLAR : Tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Mağdur ... Okur'un bozma öncesi 08.06.2015 tarihli oturumda şikâyetçi olmadığını belirtmesi karşısında, mağdur bozma sonrası 07.07.2022 tarihli oturumda şikâyetçi olduğunu ve katılmak istediğini belirtmiş ise de, bu beyanın şikâyetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olduğu ve hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle 07.07.2022 tarihli duruşmada verilen katılma kararının da hükümsüz olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2019 günlü ve 2017/5-29 Esas ve 2019/598 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 243. maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile istikrarlı olarak sürdürülegelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacağı, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacağı gözetilmeden, 07.07.2022 tarihli duruşmada, mağdura katılma hakkı verilmesi ve gerekçeli kararda katılan olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Mağdurun olay günü sanık ile evli olup sokakta tartışmaya başladıkları, sanığın, mağdura hitaben "seninle görüşeceğiz, öldürtme kendini" şeklindeki sözlerle tehdit ettikten sonra mağdurun yakasından tutup onu hırpalayarak yaralaması eyleminde, tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olup eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bu hususların dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen sanık hakkında, tekerrüre esas önceki mahkûmiyet hükmünün birden fazla suçtan ibaret olup birden fazla cezayı içermesi nedeniyle, hangisinin tekerrüre esas alınacağının kararda gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.