İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/1426 Karar: 2024/12196 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1426 K.2024/12196

6. Ceza Dairesi 2023/1426 E. , 2024/12196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2756 E., 2021/3148 K. SUÇ : Gece vakti yağma KARAR : Temyiz talebinin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin, 11.01.2022 tarihinde tarafına tebliğ edilen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin,

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/1426 E. , 2024/12196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2756 E., 2021/3148 K. SUÇ : Gece vakti yağma KARAR : Temyiz talebinin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin, 11.01.2022 tarihinde tarafına tebliğ edilen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin,

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/1426 E. , 2024/12196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2756 E., 2021/3148 K. SUÇ : Gece vakti yağma KARAR : Temyiz talebinin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin, 11.01.2022 tarihinde tarafına tebliğ edilen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/2756 Esas, 2021/3148 Karar sayılı kararını temyiz etmediği, sanığın karar tarihinde ceza evinde bulunduğu, kararın ceza evinde bulunan sanığa tebliğ edilmesi gerektiği, ancak kararın sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, sanığın hak kaybına uğramasının önlenmesi amacıyla, sanık lehine değerlendirme yapılarak temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmekle, 07.06.2022 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendiin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı ... veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın olay günü kız arkadaşı ...'ın ikametinin yakınlarında 42 HG 038 plaka sayılı babasının üzerine kayıtlı araç içerisinde beklerken sanığın yanına gelerek aracının kapısını açtığını, kendisine hitaben "Sen burada ne arıyorsun oğlum benim hasımlarım var kan davalılarım var" dediğini, o sırada kendisinin telefonla konuştuğunu, sanığın telefonu zorla elinden aldığını, bu sırada da yüzüne yumruk atmaya başladığını ve kendisine hitaben "A.. koyduğumun çocuğu seni burada öldürürüm ne mesajı siliyorsun telefonu neden vermiyorsun" şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, daha sonra sanığın belinde bulunan siyah renkli silahı göstererek "Gençsin seni öldürmek istemiyorum fakat zorlarsan seni öldürürüm" diyerek zorla telefonunun şifresini açtırdığını ve telefonun içindeki mesajları, resimleri vs. kendi telefonuna aktardığını, daha sonra sanığın telefonu da yanına alarak araçtan indiğini beyan ederek sanıktan şikayetçi olduğu olayda, sanığın beyanında önceden tanımadığı ve aralarında herhangi bir husumet bulunmayan katılanın, ikametinin bahçe kısmına bakan tarafta araç içerisinde uzun süre beklediğini fark ettiğini ve bahçenin içine doğru park edilmiş halde olduğu için şahsı uyarıp göndermek amacıyla yanına gittiğini, şahsa "burada durmandan rahatsız oluyorum" dediğini, şahsın tepki göstererek el kol hareketleri yapmaya başlaması üzerine katılanın ellerini tutmaya çalıştığını, o sırada katılanın aracı çalıştırarak olay yerinden ayrıldığını, katılan olay yerinden uzaklaştıktan sonra telefon sesi geldiğini, yerde Samsung marka telefon gördüğünü, telefonda arayan "Baba" yazdığını, kendisinin de telefona cevap verdiğini, arayan şahsa hitaben "Abi böyle bir olay oldu çocuğuna söyle gelsin telefonunu alsın veya sen gel telefonu al" dediğini, daha sonra katılanın kız arkadaşı ...'ın da katılanın telefonunu araması üzerine ... ile haberleşerek buluştuğunu ve elinde bulunan telefonu katılana teslim etmesi için...'a verdiğini belirttiği, sanığın telefonu alma sebebinin mesajlara ve fotoğraflara bakmak olduğu, daha sonra telefonu teslim ettiği dikkate alındığında, sanığın malik sıfatıyla faydalanma kastı ile hareket etmediği, bu durumda yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin silahla kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla