KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/15007 E., 2025/1391 K.
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/134 E., 2022/2947 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü
Karar Detayı
434 kelime·2 dk okuma
Hükmedilen cezanın süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 ncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede.
Somut olayda; suça konu altınların sanık alınarak katılana verildiği, bu durumun katılanın 10.06.2021 tarihli duruşmadaki ifadesinde de belirtildiği, katılan kadının sabit bir işi bulunmamakla, sanık tarafından geçiminin sağlandığının; sanığın aşamalardaki ifadelerinde borçlarını ödemek için eşinden altınları vermesini istediğini savunduğu,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden yapılan incelemede de tarafların halen evli oldukları anlaşılmakla, bu haliyle suça konu altınların evlilik birliği içerisinde edinilmiş mal olarak değerlendirilmesi gerektiği, katılanın sözkonusu altınları sanığın alıp kendisine verdiğini kabul ettiği,
sanık ile katılan arasında alacak hakkı doğuran bir hukuksal ilişkinin bulunduğu ve bu haliyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1. maddesi delaleti ile aynı Kanun'un 106/1-2 maddesi uyarınca hukuki alacağı tahsil amacı ile tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.