Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/15312 E. , 2025/2655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1930 E., 2022/4302 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... müdafiinin temyizinin sanık hakkında nitelikli kasten yar
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/15312 E. , 2025/2655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1930 E., 2022/4302 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... müdafiinin temyizinin sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan hükmü de kapsadığı anlaşılmakla sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-a-c-d-h, 35, 53, 63, 58. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası, kasten yaralama suçundan, aynı Kanun'un 86/1, 86/3-e. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-a-c-d-h, 35, 53, 63, 58. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2021/1930 Esas, 2022/4302 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine; sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun "Sanığın adli sicil kaydında yer alan Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/334 Esas 2018/7 Karar sayılı ilamında TCK 58. maddesinin uygulandığının ve bu ilam bakımından sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun anlaşılması karşısında, bu ilam tekerrüre esas alındığında sanığın 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrir olduğunun ve koşullu salıverilmeden yararlanamayacağı gözetilmeden sanığın adli sicil kaydında yer alan ve birinci kez mükerrirliğine konu ilamın tekerrüre esas alınması aleyhe istinaf olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir." eleştirisi ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturmadığına, yağma suçunun oluştuğuna dair mağdur ...'in soyut beyanlarından başka bir delil bulunmadığına, soruşturma aşamasındaki mağdur beyanlarının yaralama olayı sonrası üzüntüyle verildiğinden hükme esas alınmaması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, sanığın diğer sanıkla fikir ve eylem birlikteliği içinde hareket etmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi 50,00 TL rıza ile verildiğinden yağma suçunun oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca sanığın cezasından değer azlığı indirimi yapılması gerektiğine, yağma suçunun işlendiğine ilişkin delil olmadığına, yağma kastının bulunmadığına, kavgaya konu yaraların ölümcül olmadığına, bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında olmadığına, yaralamaların karşılıklı olduğuna, bir taraf için meşru müdafaa sayılırken sanık için sayılmamasının hukuken hatalı olduğuna, sanıkta meydana gelen yaralamaya ilişkin doktor raporlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde 1.Sanık ... hakkında adli sicilinde mevcut ve tekerrüre esas alınan Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2020/301 Esas, 2020/237 Karar sayılı ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince uygulama yapılmış olması karşısında; sanık ...'ın ikinci kez mükerrir olduğuna ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ...'nın nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-a-c-d-h, 35. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği, sanık ... hakkında temel cezanın 13 yıl, teşebbüs indirim oranının 1/4 olarak, sanık ... hakkında temel cezanın 12 yıl, teşebbüs indirimin oranının 1/3 olarak belirlendiği anlaşılmakla aynı olay nedeniyle iştirak halinde yağma suçunu işleyen sanıkların herbiri için ayrı temel ceza ve teşebbüs indirim oranının belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de somut olayda dört nitelikli halin bulunduğu ve cezada orantılık ilkesi gereği temel ceza olarak 13 yıl, teşebbüs indirim oranının 1/4 oranında belirlenmesi hukuka uygun bulunduğundan sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Kasten Yaralama Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile inceleme konusu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oybirliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Boyabat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.