KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/1595 E., 2025/827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/2240 E. 2021/2113 K.
- Suç
- Nitelikli Yağma
- Hüküm
- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/157 (E) ve 2021/351 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d-e-h, 168/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/2240 E. 2021/2113 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça konu telefonun markasının Samsung S3 marka olduğuna, suç mahallinde ele geçirilen dna örneklerinin sanığa ait olmadığına ve olay günü katılanın sesinin evinin konumu itibariyle çok kolay duyulabilecek olmasına rağmen kimsenin ses duymadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Katılanın tüm aşamalardaki beyanlarında atılı suçu işleyen giren faillerin iki kişi olduğunu belirtmesi ve sanık ...'nun adını diğer failden duyması karşısında sanığın üzerine atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin sabit olmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c maddesi uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1595, K. 2025/827, 20 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama