İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/16633 Karar: 2025/7391 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/16633 K.2025/7391

6. Ceza Dairesi 2023/16633 E. , 2025/7391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/5497 E., 2019/3940 K. SUÇ : Birden fazla kişi ile tehdit HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz ed

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/16633 E. , 2025/7391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/5497 E., 2019/3940 K. SUÇ : Birden fazla kişi ile tehdit HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz ed

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/16633 E. , 2025/7391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/5497 E., 2019/3940 K. SUÇ : Birden fazla kişi ile tehdit HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/602 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-c, 62, 51 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2018/5497 Esas, 2019/3940 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların istinaf başvurularının incelenmesinde, kararın "C." bendinin tamamının hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, "Sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'ya karşı birden fazla kişi ile tehdit suçunu işlediği iddiasıyla, 5237 sayılı Kanunun 106/2-c. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil elde edilemediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2.e. maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine," paragrafının eklenmesi suretiyle, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 303/1.a maddesi uyarınca düzeltilmesine, kararın bu şekilde 5271 sayılı Kanunun 280/1.a. maddesi uyarınca düzeltilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanıkların kısmi anlatımı ve tanık beyanı ile sanıklar tarafından suçun işlendiği doğrulanmakta iken, katılanın yakını olduğundan bahisle tanığın beyanına itibar edilmeyerek "tehdit eylemi" konusunda yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesinin isabetli olmadığına, olayda gelişen duruma göre, borcunu isteyen sanıklara karşı katılanın "vermiyorum lan" demesinin tahrik sebebi kabul edilerek, sanıkların birden fazla kişi ile tehdit suçundan cezalandırılmaları gerekirken, yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 31.03.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. İddianame içeriği ve dosya kapsamına göre; katılandan alacaklı olan sanık ...'ın diğer sanık ile ile birlikte ''o parayı vereceksin lan, yoksa seni öldürürüz, senin sülaleni sinkaf ederiz' demek suretiyle katılanı tehdit ettiklerinin iddia olunması karşısında, sanığın eyleminin sübutu halinde yağmaya teşebbüs veya alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve münakaşasının üst görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla