Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/17862 E. , 2024/12104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2013 E., 2021/1102 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün ona
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/17862 E. , 2024/12104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2013 E., 2021/1102 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararında "... kural olarak müdafii ile takip edilen işlerde kanun yollarına başvuruda bulunmak müdafiinin görevi kapsamında olduğu tartışmasız ise de; sadece müdafie tebliğ veya tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40/2 nci maddesi gereğince kusursuz sayılacağı, müdafinin süresi içinde temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle hak kaybına uğraması, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma ... ile bağdaşmayacağına.." ilişkin kabulü dikkate alındığında, Tebliğnamedeki sanık ... müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek sanık ...’ nun karardan sonra kendisine atadığı vekaletnameli avukatının eski ... getirme istemi ve temyiz talebi süresinde kabul edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 26.11.2021 tarihli ve 2020/2013 Esas, 2021/1102 Karar sayılı ek kararın kaldırılması ile yapılan incelemede; I- Sanıklar hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun' un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu silahla işlediklerine ilişkin dosya kapsamında iddia, bilgi ve belgeye rastlanılmadığı halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1. maddesinin (c) ve (d) bentlerinin yanı sıra uygulama koşulları olmayan (a) bendine de yer verilerek temel cezanın fazla tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.