İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/18607 Karar: 2024/10038 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/18607 K.2024/10038

6. Ceza Dairesi 2023/18607 E. , 2024/10038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/146 E., 2022/288 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayı

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/18607 E. , 2024/10038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/146 E., 2022/288 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayı

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/18607 E. , 2024/10038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/146 E., 2022/288 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1.Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun madde 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı ... veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Madde gerekçesinde de “...Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir...” şeklinde dahada açıklık getirmiştir. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalıdır ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir. Yağmada amaç malın alınmasıdır. Bu amaca ulaşmak için araç hareketler ise cebir veya tehdit uygulanmasıdır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı ... veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Aralarında amaçsal ilişki vardır. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. (Benzer görüşler için bkz. Gökçen ... vd mal varlığına karşı suçlar Adalet Ankara 2018 age s. 74, Özgenç İzzet türk Ceza Hukuku Genel Hükümler 17. baskı Seçkin Ankara 2021 ağe. s 168 vd, Tezcan/.../Önok age s. 704, Koca/Üzülmez TCK Genel Hükümler seçkin 9. Baskı age s. 583) Cebir veya tehdit kullanılması malın alınmasında araç olarak kullanılması yağma suçunun ayırıcı unsurudur. Dolayısıyla iki hareket arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yani malın alınması kullanılan cebir veya tehdidin sonucu olmalıdır. Kullanılan cebir veya tehdit mağduru malı ... veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılacak düzeyde olmalıdır. Teslim mecburiyeti yaratmayan cebir veya tehdit suçun oluşumu bakımından yeterli değildir. Kullanılan zor ile malın alınması arasında nedensellik ilişkisi yoksa (sebep-sonuç) fail yağma suçundan cezalandırılmaz. (benzer görüşler için bkz. Özbek, /.../Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku özel hükümler 13. bası Ankara age 657, Gökçek vd age s.88) Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır. Yağmanın iki seçimlik hareketinden birisi olan cebirin malın alınmasına yönelik olarak yapılması gerekir. Diğer suçlardan ayıran özelliklerinden birisi de budur. Cebir malı almaya yönelik değil de başka bir amaçla yapılıyorsa eylem yağma suçunu oluşturmaz. Mesela konut veya işyerine girmek isteyen birine karşı konulması halinde mağdura yönelen cebir eylemi yağmaya dönüştürmez. Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Bunun gibi bir mal almaya yönelik olmayan cebir eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir. Mesela cinsel istismara karşı koyan mağdura uygulanan cebir de olduğu gibi. Bu gibi durumlarda yağma değil cebren cinsel saldırı suçları oluşacaktır. (Benzer görüşler için bkz. Artuç mal varlığına karşı suçlar adalet 2011 age s.231, Gökcan/Artuç age s.5348) Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır ve bu cebrin mal alma tamamlanmadan önce yapılması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınmış olmasıdır. Bu bilgiler ışığında; sanık ...'un katılana yönelik eyleminde, katılanın anahtar ve telefonunu almak amacıyla cebir ve tehdit uygulayıp uygulamadığına ilişkin somut ve kesin deliller, karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde ve 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun kabul edilebilir yasal ve yeterli bir gerekçe gösterilip tartışılmadan, karara yansıtılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 2.Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında "faydalanma kastı" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. (Faydalanma kastının varlığının zorunluluğuna ilişkin örnek kararlar için bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2013 gün 2012/6-1290E. 2013/35K. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 2005/10644 Esas, 2005/9164 Karar, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2015/8292 Esas, 2017/4019 Karar sayılı ilâmları) Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun maddi ve manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; Katılanın bir taksi durağında çay ocağında çalıştığı, bir dönem sanık ile bir yakınlaşmalarının olduğu, sonrasında ayrıldıkları, ayrılmanın ardından sanığın yeniden katılanla birlikte olmak için ısrarda bulunup, kendisini tehdit ettiği, yeniden bir araya gelmezlerse, sanığın katılanın kendisine de ailesine de zarar vereceğini söylediği, işyerini de telefonla arayıp 'oraya geleceğini, katılanı rezil edeceğini' söylediği, nitekim olay günü gündüz 18.00 sularında katılanın taksi durağına geldiği, katılanın sanıktan çıkmasını istediği, sanığın çay içmek istediği, çayını içtikten sonra da gittiği, yarım saat kadar sonra yeniden geldiği, aniden katılanı ittirdiği, şarj cihazında bulunan cep telefonunu, evinin ve işyerinin anahtarlarını aldığı, itmenin etkisi ile katılanın yere düştüğü, sanığın katılana onunla gelmesi durumunda anahtarları geri vereceğini söylediği, katılanın sanıkla gitmeyi kabul etmediği ve sanık şahsın tek başına dışarı çıktığı, o sırada katılanın annesi ...'un geldiği, katılanın annesi ile birlikte sanığın peşinden gittiği, bu sırada sanığın çalıştığı ticari aracın içine girmiş olduğu, kendilerini görünce cep telefonunu dışarıya fırlattığı, şikayet üzerine emniyet görevlilerince anahtarların sanıktan alınarak katılana geri verilmesi şeklinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; sanığın, Kanun'un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet suçun manevi unsurunun oluşmadığı, sanığın cep telefonunu ve anahtarı mal edinme ve kullanma amacı olmadan, oldukça kısa sayılan bir süre içerisinde kullanmadan telefonu araçtan attığı, anahtarı da kolluk güçleri nezaretinde katılana teslim ettiği dikkate alındığında, sanığın katılanın cep telefonunu ve anahtarını faydalanmak maksadı ile aldığı hususu sabit olmadığından, unsurları yönünden oluşmayan nitelikli yağma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi nin 02.12.2022 tarihli ve 2022/146 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla