İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1934 K.2024/12002

Sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-c, 86/2-a ve 125/1-4 de düzenlenen suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış dava…

Esas2023/1934Karar2024/12002Tarih18 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.397 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2023/1934 E., 2024/12002 K.

Karar tarihi
18 Kasım 2024
Konu
Finans Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/411 E., 2022/403 K
Suçlar
Nitelikli yağmaya teşebbüs, hakaret, tehdit, kasten yaralama, işyeri dokunulmazlığının ihlali
Hükümler
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Onama, bozma Sanık ... hakkında bozma öncesinde, şikâyetçiler ..., ... ve ...'a yönelik 20.11.2012 tarihli birden fazla kişiyle tehdit suçundan verilen beraat kararına karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyize başvurulması ve bozma ilamının bu hükmü de kapsadığı gözetilmeksizin sanık ... hakkında şikâyetçiler ..., ... ve ... 'a yönelik 20.11.2012 tarihli birden fazla kişiyle tehdit suçundan hükmün gerekçesinde beraat kararı verildiğine ilişkin açıklama bulunmasına rağmen bu yönde bir hüküm kurulmadığı görülmekle; bu yönde mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür. I. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'a yönelik 07.08.2012 tarihinde gerçekleşen tehdit ve yaralama suçları ile; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik 17.11.2012 tarihinde gerçekleşen hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

Karar Detayı

1.397 kelime·7 dk okuma

Sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-c, 86/2-a ve 125/1-4 de düzenlenen suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış dava zamanaşımının, suç tarihleri olan 07.08.2012 ile 17.11.2012 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,

5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak ayrı ayrı DÜŞMESİNE, II. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik 14.12.2012 tarihinde gerçekleşen birden fazla kişi ile birlikte tehdit, kasten yaralama ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde.

Tüm dosya kapsamından sanıkların üzerine atılı suçları işlediği fakat silahla birden fazla kişi tarafından birlikte var olan veya sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak gece vakti yağma suçu yönünden yapılan değerlendirmede bu eylemin özellikle müşteki ... ...'nın cebindeki paranın nasıl alındığı yönündeki çelişkili beyanları ve tüm delillerden sanıkların eyleminin "birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit" ve ''genel güvenliğin silahla tehlikeye sokulması'' suçlarını oluşturduğu sanıklar hakkında TCK'nın 44 maddesi ... içtima kuralları gereği ağır olan suçtan cezaladırılır hükmü gereği ceza

miktarı itibariyle daha ağır olan birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a-c maddesi gereğince cezalandırılmalarına, sanıkların bu tehdit suçu sırasında müştekiyi BTM ile giderilemez şekilde silahtan sayılan içki şişeleri ve bardaklarla yaraladıklarının doktor raporu, müşteki beyanı, tanık beyanı, sanıkların kısmi ikrarı ve tüm dosya kapsamından sabit olduğundan basit yaralama, silahla tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılmalarına ilişkin mahkeme gerekçesinin,

mağdurun aşamalarda değişen beyanları ile mağdurun oğlu ile sanık ...'nin geçmişe dayalı ve adliyeye yansıyan husumeti dikkate alındığında isabetli olduğu değerlendirilerek tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak, ayrı ayrı ONANMASINA, II. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik 17.11.2012 tarihinde gerçekleşen yağmaya teşebbüs suçundan; mağdurlar ..., ... ve ...'a yönelik 20.11.2012 tarihinde gerçekleşen birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde.

Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.02.2014 gün ve 2013/678-2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir.

Buna göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür.

Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.

Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak ... doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir.

Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.

Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ıspatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şekli gerçeklik hakimdir. Daha ziyada iddia ve ıspata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia ve delillerin davanın kabulunde esas alınamayacağı bir gerçekliktir. Oysa Cezada maddi hukuka dayanan bir kabul söz konusudur.

Taraflar idda etmese, savunmasa bile maddi gerçeklik her türlü delil incelenip kabulde esas alınmaktadır. Bu nedenle mutlaka hukuka göre ıspat şartı aranmamaktadır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'na (6098 sayılı Kanun) göre, borcun kaynakları üç temel kategoride düzenlenmiştir. Birincisi: Sözleşmeden ... borç ilişkileri, (6098 sayılı Kanun 1-48. Maddeleri) İkincisi: Haksız fiillerden ... borç ilişkileri, (6098 sayılı Kanun 49-76.

Maddeleri) Üçüncüsü ise: Sebepsiz zenginleşmeden ... borç ilişkileridir. (6098 sayılı Kanun 77-82. Maddeleri) 6098 sayılı Kanun'un 49/1. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 74. maddesine göre de.

Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.

(6098 sayılı Kanun 1/1. maddesi) Sözleşmenin geçerli olabilmesi için tarafların iradelerinin fesada uğratılmamış olması gerekir, taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, bu sözleşme ile bağlı değildir. (6098 sayılı Kanun 36/1. maddesi) Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir.

Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. Ayrıca şüpheden sanık yararlanır kuralı ceza yargılamasının en temel kurallarındandır. Yargıtayda yıllardır istikrarlı şekilde bu durumu uygulamaktadır.

Hukuki ilişkinin ve borcun varlığı konusunda gerçekten şüpheli bir durum ortaya çıkmış ise şikayetçi yok dese bile sanık lehine yorumlamak uygun olacaktır.

Alacağın varlığına inanarak ve bu ... elde etme özel kastıyla hareket edilmesi hallerinde ise; eylemin 5237 sayılı Yasa'nın 30. maddesi kapsamında ve 150/1. maddesi yollamasıyla hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da ayrıca somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. ( Benzer görüşler için bkz. ... Centel- Hamide ...- ... Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1,4.

Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 404, Gökcan/Artuç TCK Şerhi age s.5461 ) Bu genel anlatımdan sonra somut olay değerlendirildiğinde; a) Sanık ...'nin aşamalarda alınan savunmalarında, katılan ...'dan alacağı olduğunu, katılanın yanında bir süre çalıştığını, bu nedenle daha önceki tarihte katılanı yaraladığını belirtmesi karşısında, sanık ile katılan arasında alacak-borç ilişkisinin tespiti bakımından, önceki tarihte sanık ...'nin katılana karşı işlediği kasten yaralama suçundan yapılan yargılamaya ait evrakları ile senetlere ilişkin icra takibine konu dosya evrakları getirtilerek,

sanık ...'nin babası ...'ın tanık olarak beyanına başvurulması sureyle sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un md. 150/1 hükümleri değerlendirilmek suretiyle ve sanık ...'un da sanık ...'nin eylemlerine ne şekilde iştirak ettiği tartışılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan hüküm kurulması,

b) Kabule göre de, sanıkların 17.11.2012 ve 20.11.2012 tarihli eylemlerinin kül halinde, müşteki ...'a ait malvarlığına yönelik tek bir nitelikli yağmaya teşebbüs suçuna meydan verdiği ve her iki sanığın eyleme katılım şekline göre, sanık ...'ın 5237 sayılı Yasa'nın 149/1-a-c-d-h, 35/2. maddeleri, sanık ...'un ise aynı Yasa'nın 149/1-c-d-h, 35/2. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken eylem ikiye bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

c) Mağdur ...'e yönelik 14.12.2012 tarihinde gerçekleşen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesine karşın sanıklar hakkında aynı Kanun'un 119/1-c hükmünün uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1934
Karar No
2024/12002
Tarih
18 Kasım 2024
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1836 K.2023/10792
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1794 K.2023/10386
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1631 K.2024/13159
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1622 K.2025/817
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1620 K.2025/818
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/5734 K.2025/10709

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.