İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19389 Karar: 2025/5395 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19389 K.2025/5395

6. Ceza Dairesi 2023/19389 E. , 2025/5395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2829 E., 2023/335 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafı

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19389 E. , 2025/5395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2829 E., 2023/335 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafı

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19389 E. , 2025/5395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2829 E., 2023/335 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, somut olayda; sanığın kovuşturma aşamasında suçlamaları reddetmesi, kollukta müdafii yokluğunda verdiği beyanların baskı altında olduğunu söylemesi, kolluk aşamasında 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun (PVSK) Ek 6.maddesi gereğince denetimi yapılabilir bir teşhis işleminin yapılmaması, sanığın kolluk görevlilerini görerek kaçtığı tarihin 19/07/2018 olup suç tarihi ve saatinden 5-6 saat öncesi olması, 20/07/2018 tarihli olan ve suçta kullanıldığı iddia olunan bıçağın muhafaza altına alınmasına dair tutanağa konu bıçağın sanıktan ele geçirildiğine yönelik bir tespit yapılamaması, mağdur dede ...'ün duruşmada "..olay tarihinde sabaha karşı saat 04:30 sıralarında birisi bizim evimize girmiş, eşim beni uyandırdı, eve birisinin girdiğini söyledi, ben bu şahsı kaçarken gördüm, ancak kim olduğunu net olarak göremedim, içeri giren kişinin torunum ... olup olmadığını bilmiyorum, dediğim gibi kim olduğunu tam olarak tespit edemedim, eşim ... de kim olduğunu tanıyamamış, bu kişi kapıdan girmiş ancak bizim uyanmamız üzerine camdan atlayarak kaçtı,.." dediğine göre, sabah erken saatlerde yüzünde siyah maske olduğu belirtilen sanığın mağdurlar tarafından ne şekilde teşhis ya da tespit edildiğine dair mağdurlara ait kolluk ve duruşma beyanlarında bir anlatım olmaması isnat edilen suça ilişkin soyut iddialardan başka sanığın hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30 uncu maddesi de dikkate alınarak "şüpheden sanık yararlanır" kuralı uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla