İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19589 Karar: 2025/4854 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19589 K.2025/4854

6. Ceza Dairesi 2023/19589 E. , 2025/4854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1323 E., 2023/1031 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19589 E. , 2025/4854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1323 E., 2023/1031 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19589 E. , 2025/4854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1323 E., 2023/1031 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Nitelikli yağma suçu yönünden sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/171 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.04.2023 tarihli ve 2022/1323 Esas, 2023/1031 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, "Katılan gerekçeli hükmün başlığında müşteki olarak gösterilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232/2-b maddesine muhalefet edilmesinin mahallinde düzeltilebilir esasa etkili olmayan yazım hatası olduğu; Sanık ...'in müştekiye taşla vurduğu sanıkların hazırlık ve duruşmadaki ikrarlarıyla sabit olmakla sanıkların hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1/a, 109/3-a maddelerinin uygulanmamasına karşı istinaf istemi olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;" eleştirileri ile birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan beyanı dışında mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı ve çelişkili olduğuna, müşteki ile sanık arasında husumet bulunduğuna, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olması sebebiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan beyanı dışında mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun 149/1-a. maddesinin uygulanmaması hususunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan eleştirinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, bu yöndeki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafiilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla