İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19804 Karar: 2025/6393 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19804 K.2025/6393

6. Ceza Dairesi 2023/19804 E. , 2025/6393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/621 E., 2023/3559 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve s

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19804 E. , 2025/6393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/621 E., 2023/3559 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve s

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19804 E. , 2025/6393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/621 E., 2023/3559 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi 07.12.2022 tarihli ve 2020/340 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararında; Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 35/2, 62/1, 53/1, 63. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası; suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c, 35/2, 31/3, 63; 5 yıl 4 ay hapis cezasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/621 Esas, 2023/3559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Suça sürüklenen çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkilinin isnad olunan suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığını, olay günü kayılan ...ile diğer sanığın birlikte oturduklarını, sanık ...'un şarkı dinlemek için kuzeyden telefonunu istediğini, onunda rızası ile telefonunu verdiğini, herhangi bir zorlama olmadığını, katılanın ise beyanlarında çelişkili olduğunu, hükmün suça sürüklenen çocuk lehine bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık müvekkili ile ,katılan ... ve sanık ...ile birlikte zaman geçirdiklerini, bir ara ...'ın ...den telefonunu istediğini, ...'inde verdiğini, sonrasında telefonunu geri isteyen ...ile ...'ın tartıştığını ve bıçak çektiğini ve arbede yaşandığını, kendisinin ikiliyi ayırdıktan sonra , olay yerinden uzaklaştığını, olaya karışmadığını, bıçak çekmediğini, katılanın çelişkili beyanlar verdiğini, ...'in olayın sıcağı ile kızgınlıkla verdiği ifadesinde suça sürüklenen çocuk ...'ın isminin yanında müvekkilinin de orada olduğu için onun da ismini verdiğini, olayın bu şekilde geliştiğini ve sanık müvekkilinin beraat etmesi yönünde hükmün bozulmasına talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,17.06.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Ceza Genel Kurulu'nun yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalması ve tamamlanmasına ilişkin içtihatlarında belirtildiği üzere; Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle sanığın malı alıp giderken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel-Hamide Zafer-Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406). Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koymayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez. Somut olayda, katılan ...'in temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... ile arkadaş olduğu, olay günü katılanın sokakta kedilere mama verdiği sırada suça sürüklenen çocuk ve sanık ile karşılaştığı, katılanı yanlarına çağırdıkları, katılanın gitmek istememesi üzerine gelmediği takdirde telefonunu alacaklarını söyleyerek ikna ettikleri ve 2-3 saat birlikte vakit geçirdikleri, Şirinyer Parkına geldiklerinde suça sürüklenen çocuk ...'ın katılana telefonunu ver şarkı açalım dediği, katılanın telefonu ...'a verdiği, ...'ın ise telefonu kapatıp cebine koyduğu, katılanın tekrar telefonunu isteyip eve gideceğini söylemesi üzerine suça sürüklenen çocuk ve sanığın silahtan sayılan bıçakla katılanı tehdit ederek "telefonunu vermiyoruz,gideceksen git" dedikleri,aralarında başlayan kavga sırasında katılanın telefonu suça sürüklenen çocuk ...'ın cebinden aldığı, ...'ın telefonu tekrar istediği, katılanın vermemesi üzerine suça sürüklenen çocuk ve sanığın katılana tekrar saldırarak yaraladıkları, "seni evden alacağız" diyerek tehdit ettikleri,katılanın oradan geçmekte olan bekçilerden yardım istemesi sonrasında suça sürüklenen çocuk ve sanığın katılanı bırakıp kaçtıkları anlaşılan olayda, katılanın telefonunu rızasıyla vermesine rağmen geri istediğinde tehdit edilmesi suretiyle eylemin yağma suçuna dönüştüğü, hırsızlık suçundan farklı olarak suça konu eşyanın katılan tarafından bir şekilde sanıktan geri alınmasının suçun teşebbüs haline dönüşmesini sağlamayacağı, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere mağdura cebir şiddet kullanılarak mağdurun direncinin kırılması ve malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı anlaşıldığından yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına dair sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla