Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/19903 E. , 2025/5574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1629 E., 2023/1512 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Her ne kadar ilk
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/19903 E. , 2025/5574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1629 E., 2023/1512 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen 23.12.2020 tarihli kararda, katılana yönelik konut dokunulmazlığının ihlali eyleminin nitelikli yağma suçunun unsuru olduğu ve bütün halinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğu kabul edilerek ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmayarak sanıkların nitelikli yağma suçundan neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezasına mahkûmiyetine dair verilen kararın sanıklar müdafileri ve sanıklar lehine Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.04.2022 tarihli kararında özetle "Eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148, 35. maddelerine uyan yağma suçunu oluşturduğu, sanığın nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ayrıca cezalandırılması gerektiği ve sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesi gereğince cezalarından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmediği" gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan ilk derece mahkemesince verilen konut dokunulmazlığının ihlali, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince eylemin nitelendirilerek suç vasfının belirlenmesi ve sanıklar hakkında daha az cezayı gerektiren bir halin uygulanması nedenleriyle bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ilk defa verilen mahkûmiyet hükmü ile yağma suçundan kurulan ve bölge adliye mahkemesince kurulacak olsaydı temyiz yolu açık olacak olan yeni mahkûmiyet hükmünün de temyizi kabil olduğu belirlenerek bu husustaki Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmeyerek temyiz kapsamının sanıklar hakkında yağma, konut dokunulmazlığının ihlali ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Hükmedilen cezanın süresine göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya içerisinde yer alan adli raporlara göre, olay nedeniyle katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, söz konusu yaralanmaların sanıklar hakkında cebir veya tehdit kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturduğu gerekçesiyle sanıkların cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesi uyarınca indirim yapılmasında, hukuka aykırılık görülmüş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş ve dosya içeriğine göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanıklar hakkında kurulan hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2023/1629 Esas, 2023/1512 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, II. Sanıklar Hakkında Yağma ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz dilekçesinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içeriğine göre; olay tarihinde gece vakti saat 21.00 sıralarında ...'nin ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ikametlerine giderek tanık ... evde yokken ancak katılanlar evde iken sanıkların ikametin kapısını çaldıkları, katılan ... "kim o" diye seslendiğinde sanıklardan birinin "anne kapıyı aç birşey alıp çıkacağım" diye seslendiği, bunun üzerine katılan ...'in oğlu zannederek kapıyı açtığı, sanıkların kapı açılır açılmaz içeri girdikleri, kafalarında maske olduğu, sanık ...'in elinde bıçak, sanık ...'un elinde silah olduğu, elinde silah olan sanık ...'un silahın dip kısmı ile katılan ...'e vurduğu, bu sırada elinde bıçak olan sanık ...'in eli ile ...'e vurduğu, bu sırada katılan ...'in kendisine vuran eli bıçaklı sanık ...'in kafasındaki maskeyi çıkardığı, sanık ...'in katılan ...'e hitaben "kocana söyle bulduğu kız kaçtı, 60.000 TL getirmezseniz kızınızı dağa kaldırırım" dediği, sanıkların ısrarla nişanda harcadıkları söz konusu para alacağını katılanlardan istediği, borcu vermeleri konusunda sürekli ortaya tehdit savurdukları, sanık ...'un beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan katılan ...'e vurarak kanepenin üzerine düşürdüğü, bunun üzerine katılan ...'in baygınlık geçirdiği, sanıkların katılanlara ait telefonları topladıkları, sonrasında katılanları bir odaya topladıkları, yaklaşık yarım saat borcu tahsil konusunda tehditler savurup katılanlara yönelik çeşitli yaralamalarda bulundukları daha sonrasında ...'nin gelmemesi üzerine sanıkların evden ayrıldıkları, alınan adli raporlara göre olay nedeniyle katılan ...'ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, katılan ...'ün basit tıbbi müdahele ile giderilebilir, katılan ...'ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, katılan ...'ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları ve 08.04.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda katılan ...'ün ruh ve beden bakımından kendini savunamayacak durumda olduğu tespit edildiği şeklinde gelişen olayda; 1. Sanıkların eyleminin bütün halinde; silahla, kendisini tanınmayacak hale koymak suretiyle, birdenden fazla kişi tarafından, konutta, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı ve gece vakti yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, konut dokunulmazlığının ihlali eyleminin konutta yağma suçunun unsuru olduğundan bu eylem için sanıkların ayrıca cezalandırılamayacakları gözetilmeden yazılı şekilde basit yağmaya teşebbüs ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2023/1629 Esas, 2023/1512 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanıkların konut dokunulmazlığının ihlali ve yağmaya teşebbüs suçundan verilen ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.