İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19982 Karar: 2025/8485 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19982 K.2025/8485

6. Ceza Dairesi 2023/19982 E. , 2025/8485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/757 E., 2023/1270 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoks

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19982 E. , 2025/8485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/757 E., 2023/1270 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoks

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19982 E. , 2025/8485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/757 E., 2023/1270 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve, Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/126 Esas, 2022/533 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1- a- c- d- h, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/757 Esas, 2023/1270 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ile sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Katılanın beyanlarında bahsettiği ve sanıklar tarafından inkar edilen olayın ilk aşamasındaki yerini çıkmaz sokak olarak bildirmesi, sanık ... tarafından kiralanan beyaz renk Mercedes marka araçla uyumlu bir aracın görüntülendiği güvenlik kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporunda belirtilen ve .... ilçesinde olduğu anlaşılan "...." isimli sokağın, internet haritalar aracılığıyla yapılan tespitinden çıkmaz sokak görünümünde bulunduğunun anlaşılması, katılanı olay öncesi arayan ve konum bilgisi gönderen "..." isminde belirtilen kişinin kullandığı cep telefonu hattının, suç tarihinde ve olay öncesindeki baz bilgisinin Büyükçekmece ilçesi olmasına göre, sanıklar hakkında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın atılı suçu işlemediğine, kabule göre hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. ve 150/2. maddelerinin uygulanması gerektiğine, katılanın beyanlarının çelişkili ve kurgudan ibaret olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair katılanın soyut ve hayatın olağan akışına uymayan beyanları dışında somut, kesin ve inandırıcı delil olmadığına, katılanın iddia ettiği olay devam ederken polise başvurmamasının hayatın olağan akışına uymadığına, kabule göre de, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 29. ve 150/1. maddelerinde düzenlenen indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanın soyut ve hayatın olağan akışına uymayan beyanları dışında somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, tanık beyanlarının katılanın anlatımlarından doğan beyanlar olduğuna, kabule göre de, Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesinin uygulanması gerektiğine, suça konu katılanın aracının sonradan bulunduğu ancak aracın bulunduğu kişilerin sanıkla bir ilgisinin bulunmadığına, ilişkindir. 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanın beyanlarının çelişkili ve kurgudan ibaret olduğuna, suça konu alacak-borç ilişkisi ve verilen para ya da senetlerle sanığın bir ilgisinin bulunmadığı halde mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2018/325 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararı ile sanıkların anılan suçtan mahkûmiyetlerine karar verildiği, bu kararın katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/1464 Esas, 2022/628 Karar sayılı kararında özetle "Sanıkların ilk aşamada katılanın üzerindeki cep telefonunu yağma eylemini, TCK'nın 6/1-e maddesi gereğince gece sayılan zaman diliminde saat 23.00 sonrası işledikleri halde hakkında TCK'nın 149/1-h maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini; Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde silahla tehdit ederek katılanın üzerindeki önce cep telefonunu yağmalama, devamında kast yenilenmesi olmadan banka kartından 8.000,00 TL çekme, banka hesabındaki 53.000,00 TL'yi kendi hesaplarına aktarma, icra takibine koydukları 45.000,00 TL tutarlı kambiyo senedi ve 45.000,00 TL meblağlı çek düzenlettirme, devamında suç tarihinde değeri 1.000.000,00 TL'nin üzerinde olan aracını yağmalama eylemleriyle oluşan neticeyle orantılı olarak TCK'nın 61/1. maddesi - fıkrasında yedi bent halinde sınırlı sayılan hangi ölçütlere ne şekilde dayanıldığı somut gerekçelerle ve denetime olanak verecek şekilde gösterilerek cezaların caydırıcılık ve ıslah etkisinin sağlanması için hakkaniyet ve nısfete uygun olarak alt sınırdan daha fazla aşılarak temel cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması; Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK'nın m.324'e muhalefet edilmesi" şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanunu'nun 289/1-i ve 280/1-d maddeleri gereğince bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 29.12.2022 tarihli kararı ile; sanıkların nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verildiği, katılan vekili ile sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/757 Esas, 2023/1270 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, katılan vekili ile sanık ... ve sanıklar müdafilerinin anılan karara yönelik temyiz isteminde bulundukları anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2018/325 Esas, 2021/250 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/1464 Esas, 2022/628 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hüküm yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı, sanıkların temyiz hakkını etkilememiş ise de, genel olarak sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen ve 5 yılı aşmayan mahkûmiyet hükümlerinin esastan reddine dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve sanıkların temyiz imkanının ortadan kaldırıldığı, oysa bölge adliye mahkemesince yasaya aykırı bozma ilamı yerine davanın yeniden görülmesine karar verilerek aynı mahkûmiyet hükmünün verilmesi durumunda 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca verilen kararın temyizi kabil bir karar olacağı, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı, sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının, başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. .......... Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele, tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/1464 Esas, 2022/628 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/126 Esas, 2022/533 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi nedeniyle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla