Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/21009 E. , 2025/8052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2618 E., 2023/2599 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurul
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/21009 E. , 2025/8052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2618 E., 2023/2599 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2021/33 Esas, 2023/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d-h, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.09.2023 tarihli ve 2023/2618 Esas, 2023/2599 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında soyut beyan haricinde başkaca delil olmaması sebebiyle sadece mağdur beyanına dayanılarak mahkûmiyet hükmü verilemeyeceğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık ... ile katılan ...'ın olay tarihinde resmi nikahla evli oldukları ancak boşanma aşamasında oldukları, olay tarihinde saat 21:00 sıralarında aralarında çıkan tartışma sırasında katılan ...'ın sanık ...'a hitaben "şerefsiz, namussuz, sen para düşkünüsün, bana harcadığın paraların hesabını yapıyorsun, benim 21 yaşında oğlum var, buraya gelirse ortalığı karıştırır" diyerek tehdit ve hakarette bulunduğu, ...'ın da ... hitaben "s.tir git, orospusun sen kahpesin" diyerek hakaret ettiği ayrıca ...'ı sol kolundan tutup yere yatırdığı, sol kolundaki altın künyesini ve içerisinde bir adet çeyrek altın olan bilekliği yerde yatarken kolundan çekip zorla aldığı, Adli Tıp Kurumu'nun 09.01.2021 tarihli raporuna göre katılan ...'ın sağ el 3.parmakta abrazyon saptandığı, sol omuzda, sol kalçada ağrı olduğu, şahıstaki yumuşak doku travmasına neden olan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte olduğu olayda; Tarafların, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun eşler arası mal rejimini düzenleyen hükümlerine göre evlenmeden önce veya sonra (noterde düzenleme veya onaylama şeklinde) 'mal rejimi sözleşmesi' yapıp yapmadıkları, yada evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirmiş olup olmadıkları, sözleşme yapmışlar ise kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edip etmedikleri, böyle ise hangisini seçtikleri ve bu rejime ilişkin düzenlemeler kapsamında suça konu edilen altınların kime ait olduğu hususlarının etraflıca araştırılması, mal rejimi sözleşmesi yapılmamış ise eşler arasında edinilmiş mallara 'katılma rejimi'nin uygulanması asıl olacağından, evlilik birliği devam ederken paydaş oldukları altınların boşanma süreci ile 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bir hukuki ilişkiye dayalı alacağa konu olup olmayacağının tartışılması/değerlendirilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.20 14... /4 44... /486 Karar sayılı ilamına konu suç 5607 sayılı Yasa'nın 3/5. maddesi kapsamında olup, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesindeki ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na eklenen geçici 12/1. maddesindeki ''Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun'un 5'inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.'' şeklindeki düzenleme gereğince, öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.