Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/21016 E. , 2025/7266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1783 E., 2023/2165 K. SUÇLAR : Nitelikli Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/21016 E. , 2025/7266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1783 E., 2023/2165 K. SUÇLAR : Nitelikli Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Nitelikli yağma suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2021/456 Esas, 2022/530 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2023/1783 Esas, 2023/2165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafii Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanın ve kardeşinin iftira niteliğindeki soyut ve çelişkili beyanlarından başka mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, taraflar arasında alacak verecek meselesi sebebiyle husumet bulunduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; İlk derece mahkemesi tarafından "Sanık ...'in ortak tanıdıkları olan ... isimli şahsın borcundan dolayı katılan ...'ı sorumlu tutarak tehditle katılan ...'den alacağını istediği, bu kapsamda 19.07.2020 günü sanığın, katılan ...'i telefonla arayarak ...'yi bulduğunu ve yüzleştirmek istediğini söyleyerek ... Meydanına çağırdığı, katılan ...'in kardeşi olan diğer katılan ...'in ... plaka sayılı aracını alarak sanıkla buluştuğu, sonrasında sanığın, katılan ...'e silah çekerek Bursa ilinden İstanbul ili ... ilçesine götürdüğü, burada 2 gün boyunca katılan ...'i zorla alıkoyduğu ve öldürmekle tehdit ederek katılan ...'i 20.000 TL borç altına sokan 17.07.2020 tarihli sözleşmeyi imzalattıktan sonra Aksaray Metrosuna bıraktığı" kabulü ile sanığın nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de; 1. Sanığın aşamalardaki, katılan ...'dan alacağı olduğuna, suça konu 17.07.2020 tarihli sözleşmenin bu sebeple düzenlendiğine ve ... plakalı aracın kendisine katılan tarafından rızaen bu borcun ödenmesine yönelik bırakıldığına yönelik savunmaları, katılanın kardeşi olan ...'ın olayın sıcağı sıcağına kollukta verdiği "..abim ... ile ... isimli şahsın arasında alacak verecek konuları vardı...abim ... isimli bir şahsa kefil olmuştu yanlış bilmiyorsam 15.000 TL kadar bir bakiyeydi..." şeklindeki beyanı ve yine dosya tanığı ...'nin mahkeme huzurunda verdiği "... ile yaptığımız bir telefon görüşmesinde ... 'ten malzeme almış, ... eşarp falan satıyordu. ... de aracı oluyordu, müşteri buluyordu. ...'in bulduğu şahıs malzemeyi alıp, parayı vermeden kaçmış bundan dolayı ... de ...'i paramı al diye sıkıştırmış, ... de alamazsam ben vereceğim paranı demiş" şeklindeki ifadesi birlikte değerlendirildiğinde, ifadelerde adı geçen ... isimli şahıs da dinlendikten sonra, katılan ile sanık arasında özel hukukta yer alan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın ceza hukuku alanında geçerli kabul edilebilecek meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı araştırılıp hukuki bir alacak olması durumunda borcun miktarı ve suçun konusu olan eşyaların maddi değeri de belirlenerek sonucuna göre eylemin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde yer alan hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi, 2. Katılan ...'ın aşamalardaki beyanlarında sanık tarafından telefonunun da yağmalandığına ve maddi zararının alınan telefonu olduğunu belirtmesine rağmen katılana ait cep telefonunun olay tarihi ve sonrasında kullanım durumuna ilişkin kayıtların ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilerek sonucuna göre suçun konusunu oluşturup oluşturmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi, 3. 21.07.2020 tarihli "Olay, Yakalama, Muhafaza Altına Alma, Cumhuriyet Savcısı ile Görüşme ve Talimat Tutanağı" başlıklı tutanak içeriğine göre, sanığın başka bir suç sebebiyle yakalanması üzerine sanıkla yapılan görüşmede, sanık ile katılan arasında imzalanan 17.07.2020 tarihli sözleşme ile ... plakalı araca ait anahtarı kolluk kuvvetine kendi rızasıyla teslim ettiği ve aracın yerini gösterdiği anlaşılmış olup, suçun konusunu nelerin oluşturduğu tespit edildikten sonra, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları bulunup bulunmadığı karar yerinde değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, bu yöndeki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, kararında, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.