Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/21051 E. , 2025/7229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2624 E., 2023/2266 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edeni
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/21051 E. , 2025/7229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2624 E., 2023/2266 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/32 Esas, 2020/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-b-c-d, 62/1 ve 53 maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-b-c-d, 62/1 ve 53 maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, karar verilmiştir. B. İstinaf Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.06.2023 tarihli ve 2022/2624 Esas, 2023/2266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı delillere, yalnızca müşteki beyanlarına dayanılarak suçla alakası olmayan bir kişi hakkında kurulduğundan hukuka aykırı olduğu, müvekkili olan sanığın ikinci el eşya satan bir işyeri sahibi olduğu, tutuklanması üzerine bu işyerinin kapatılmak zorunda kalındığı, bu işyerinde koli bandı satışı gerçekleştirdiği, müvekkilinin böyle bir işyeri bulunduğuna dair kira kontratı ibraz etmelerine rağmen bu durumun dikkate alınmadığı, geçici sığınmacı durumunda olan müvekkilinin bu işyerini ruhsatlı bir şekilde açmasının mümkün olmadığı gözetilmeden araştırma yapıldığı, polis araştırmasının ise Arapça tercüman dahi bulunmaksızın yapıldığı ve böyle bir işyerinin olmadığının tespit edildiği, yapılan bu araştırmanın eksik olduğu, istinaf aşamasında tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, şikâyetçinin kovuşturma aşamasında müvekkilinin eylemi gerçekleştiren kişi olmadığını beyan ettiği, polisin hukuka aykırı olarak müvekkiline gri renkli mont giydirerek teşhis işlemi yaptırdığı, şikâyetçinin eylemi gerçekleştiren 5 kişinin gözlüksüz olduğunu beyan etmesine rağmen 3.5 derece gözlük kullanan müvekkilinin eylemi gözlüksüz gerçekleştirmesinin mümkün olamayacağının gözetilmediği, müvekkilinin karşı evin bahçesindeki bir koli bandındaki parmak izi gerekçesiyle ağır bir ceza ile karşı karşıya bırakıldığını, müvekkilinin baz sinyalinin olay yerine 3-4 km uzakta olduğunu, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi sonucunda; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri ile yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.