Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/2391 E. , 2025/467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1379 E., 2022/1138 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/2391 E. , 2025/467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1379 E., 2022/1138 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Mahkemesi İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2019/336 Esas, 2021/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1379 Esas, 2022/1138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, inceleme dışı sanığın çelişkili beyanlarına istinaden ceza verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve suçu kabul etmemekle birlikte ceza verilmesi durumunda değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit, bir kimseyi, malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Cebir veya tehdidin bu amaçla ve bu şekilde yapılması, yağma suçunu, malvarlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır. Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadarki aşamada kullanılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Tehdit ve cebrin malı, müştekinin hakimiyet alanından çıkarmaya yönelik olması gerekir. Sonra gerçekleşen cebir ve tehdit, eylemi yağmaya dönüştürmez. Cebir ve tehdit, malın kendisine teslimine yada geri alınmasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşecek, tamamlandıktan sonra kendini kurtarmaya, olay yerinden kaçmaya yönelik ise tamamlanan hırsızlık ve ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ...'nin inceleme dışı sanık ... ile birlikte tanık ...'nin geçici olarak baktığı katılanın iş yerinden uydu alıcısını rızası dışında alarak oradan ayrıldığı, tanığın uydu alıcısının yerinde olmadığını farketmesi üzerine sanığın peşinden giderek bir sokak ileride suça konu eşyayı geri istediği, sanığın elini beline doğru götürmek suretiyle tanığı "başımı belaya sokma git" diyerek tehdit ettiği, bu durumdan korkan tanığın oradan ayrıldığı olayda; sanığın hırsızlık amacıyla girdiği iş yerinden ayrılması ve bir sokak ileriye gitmesi ile hırsızlık suçunun tamamlandığı, daha sonra kendisini suçtan kurtarmaya çalışan sanığın tanığa yönelik eyleminin tehdit suçunu oluşturacağı gözetildiğinde, hırsızlık ve tehdit suçlarının sübut bulduğu düşünülmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 1. Dosya kapsamı ve katılanın beyanına göre, suçun konusunu oluşturan uydu alıcısının değerinin 100,00 TL olduğu, suç tarihi olan 14.02.2016 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi gereği sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.