KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/2758 E., 2023/12276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/364 E., 2016/295 K.
- Suçlar
- Tehdit, hakaret
- Hükümler
- Mahkûmiyet, düşme
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/364 Esas, 2016/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1, 62 nci ve 125/1, 73/4 üncü maddeleri uyarınca sırasıyla 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve düşmesine kararları verilmiştir.
II. GEREKÇE
1. Hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesi uyarınca sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 125/1 maddesinde tanımlanan suçun aynı Yasa'nın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, ilk sorgu tarihi olan 08/02/2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
3. İddianame içeriği ve dosya kapsamına göre; sanık hakkında mağdurun babasından olan alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit suçunu işlediğinin iddia olunmasına göre eylemin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde düzenlenen alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
4. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun' un 106/1.1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. Hükümden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun' un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp,
hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (1, 2) numaralı bölümünde açıklanan nedenle Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2758, K. 2023/12276, 12 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama