KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/42 E., 2024/10839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/2244 E., 2021/3589 K.
- Suç
- Hukuki alacağın tahsili amacıyla silahla tehdit
- Hüküm
- İlk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeniden verilen mahkûmiyet hükmü
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanın babası ile aralarındaki iş ilişkisi nedeniyle alacağı olduğu gerekçesiyle, katılanın babasının ölümünü müteakip katılandan alacağını istemeye başladığı, olay günü sanığın katılana hitaben 'babanın bana borcu var, bu borcuna karşılık baban bana arsa verecekti' diyerek iş yerinde bulunan sopayı alarak katılanın koluna vurup alınan adli rapor uyarınca kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanmasına sebep olduğu olayda;
sanık ile katılanın ölen babası arasındaki borç ilişkisinin olduğu kabul edilse bile katılanın babasının öldüğü tarih olan 2017 yılına kadar geçen sürede ileri sürülmeyip öldükten sonra ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına ters olduğu gibi, bu alacağın ispata muhtaç olduğu, sanık ile katılanın doğrudan herhangi bir hukuki ilişki içerisinde bulunmadığı, her ne kadar katılanın mirasçı olması nedeniyle müteveffanın borçlarından sorumlu olacağı belirtilmiş ise de;
sanığın katılanın babası olan müteveffadan alacaklı olduğuna dair dosya içerisinde soyut ve genel geçer ifadeler içeren tanık beyanları dışında somut bir delilin bulunmadığı hususları dikkate alındığında eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/42, K. 2024/10839, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama