Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/634 E. , 2024/10690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1137 E., 2022/1731 K. SUÇ : Konutta, gece vakti yağma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/634 E. , 2024/10690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1137 E., 2022/1731 K. SUÇ : Konutta, gece vakti yağma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı ... veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında "faydalanma kastı" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın olay günü mağdur ile cinsel ilişkiye girmek istediği, mağdur istemediğini söyleyince mağdura tokat attığı, korkan mağdurun cep telefonunu alarak arkadaşını aramak istemesi üzerine mağdurun arama yapmasını engellemek amacıyla telefonunu elinden alarak cebine koyduğu, daha sonra sanık ile mağdurun bulunduğu ikamete tanıkların gelmesi üzerine, sanığın mağdura ait cep telefonu cebinde iken ikameti terkettiği, mağdurun sanığı arayıp cep telefonunu geri istemesi üzerine sanığın cep telefonunu gömdüğü ve bir arkadaşına telefonun yerini haber vererek mağdura ulaşmasını sağladığı şeklindeki olay dikkate alındığında, sanığın ekonomik yarar sağlamak amacıyla, faydalanma kastı ile atılı suçu işlediği yönünde delil bulunmadığı, sanığın mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve mağdurun telefonunu arama yapmasını engellemek için cebren alması fiilinde, Kanun'un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet suçun manevi unsurunun oluşmadığı, unsurları yönünden oluşmayan nitelikli yağma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur. Açıklanan nedenle sanık müdafiinin müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli, 2021/1137 Esas ve 2022/1731 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.10.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/351 Esas, 2021/83 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d, h, 168/3. maddeleri gereğince 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, bu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 2020/1137 Esas, 2022/1731 Karar sayılı kararı ile esastan reddi ile onanmasına karar verilerek dava dosyası Dairemize gelmiş olmakla, Her ne kadar çoğunluk tarafından sanığın mağdurun telefonla başkalarını aramasını engellemek amacıyla telefonu elinden aldığını faydalanma kastı bulunmadığını, buna göre suçun manevi unsurunun oluşmadığından beraati gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de müştekinin her aşamada birbirini doğrulayan beyanları, sanığın tevilli ikrarına ilişkin ifadesi, özellikle tanık ...'nın beyanı ve tanıklar ... ve ... 'ın ifadeleri, doktor raporları birlikte değerlendirildiğinde olay günü sanığın müştekiye cinsel ilişki teklif ettiği, kabul etmemesi üzerine doktor raporunda belirtildiği şekilde ona vurarak cep telefonunu aldığı, bilahare olay yerinden ayrıldığı müştekinin şikâyet edeceğini bildirmesi üzerine üç gün sonra telefonunu iade ettiği, buna göre suçun bütün unsurlarının oluştuğu, Her ne kadar müşteki daha sonra şikâyetten vazgeçmiş ise de, şikâyetten vazgeçme dilekçesinde bile arbede sonucu sanığın telefonunu aldığını açıkça belirttiği, sanığın sabıka kayıtlarının incelenmesinde birden çok sabıka kaydının bulunduğu, yağma suçu yönünden kanunda herhangi bir yaralama kastından bahsedilmediği, suç kastının olmadığı belirtilmiş ise de buna da itibar etmenin mümkün olmadığı çünkü olaydan hemen sonra telefonun iade edilmediği gibi aradan üç gün sonra müşteki tarafından şikâyet edileceğinin bildirilmesi üzerine telefonun iade edildiği, buna göre suçun sabit olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.