Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/681 E. , 2024/11895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/52 E., 2022/784 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye M
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/681 E. , 2024/11895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/52 E., 2022/784 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. GEREKÇE Somut olayda yağma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı, Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 Esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 Esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 Esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 Esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 Esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 Esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir. Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı ... veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.” “Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur... Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır. Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden ... çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir. Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir (... ... GÖKCAN – ... ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).” “Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir (... ... GÖKCAN – ... ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5242–5343).” Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; Sanık ile mağdurun nişanlı olarak birlikte yaşadıkları, suç tarihinde sanığın mağduru başka bir erkek ile görüşmesini öğrenmesi üzerine aldattığından şüphelenmesi nedeniyle aralarında kıskançlık sebebi ile sanığın mağdura karşı kasten yaralama, şikayete tabi mala zarar verme suçlarını işlediği, bu eylemler sırasında mağdurun beyanlarından da anlaşılmakla sanığın mağdura ait cep telefonunu kontrol etmek için mağdurdan cep telefonunu cebir kullanarak aldığı şifresini bilmesi nedeniyle telefonu açarak mağdurun telefonununa bir süre baktıktan sonra elindeki maket bıçağını telefona vurarak telefonu kırdığı ve kırık telefonu yanına alarak mağdurun işyerinden ayrıldığı, iletişim kaydına göre telefonun tekrar başka bir kimse tarafından kullanılmadığı anlaşılmakla, sanığın suça konu telefonu ekonomik yarar sağlamak amacıyla, faydalanma kastı ile aldığı hususunun şüpheli kaldığı ve atılı yağma suçunun unsurları bulunmadığından beraati yerine yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/52 Esas, 2022/784 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.11.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/162 Esas, 2021/228 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-d-h ve 62. maddeleri gereğince 9 yıl 2 ay hapis cezasına karar verildiği, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/52 Esas, 2022/784 sayılı kararı ile davanın esastan reddine karar verildiği ve dosyanın dairemize gelmiş olduğu anlaşılmakla, Her ne kadar çoğunluk tarafından somut olayda manevi unsurun gerçekleşmediği sanık ile mağdurun nişanlı oldukları dönemde mağdurun sanığı aldattığından şüphelenmesi üzerine onu döverek telefonunu alıp şifresini bilmediğinden açamadığı ve maket bıçağı ile telefonu kırdığı ve telefonu yanına alarak iş yerinden ayrıldığı, buna göre faydalanma kastıyla hareket etmediğinden suçun unsurları da oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde hazırlıkta dinlenen müştekinin ifadeleri, mağdur ... 'ün sol el birinci parmakta 2,3 mm boyutlarında 3 adet kesi bulunduğuna ilişkin rapor, sanık savunması, dosya içindeki sms kayıtlarına ilişkin görüntü kayıtları, tanıklar ..., ... ..., ... ..., ... , ... ... ve ...'ın açık beyanlarından sanık ...'nun olay günü A101 markette çalışan nişanlısı mağdur ... 'ün iş yerine giderek onunla tartıştığı ve onu dövdüğü ve tanık ...'ın bu kavgayı duyarak yanlarına geldiği bilahare maket bıçağı ile de mağdurun yaralandığı, daha sonra da mağdura ait cep telefonunu zorla aldığı, her ne kadar bozma kararında şifresini bilmediğinden şifresini açmak için telefonu aldığı belirtilmiş ise de sanığın şifresini açarak telefonda bir şeylere baktığının sabit olduğu ve daha sonra maket bıçağı ile telefonun ön kısmını kırmaya başladığı, arkadaşının da araya girmesi üzerine telefonu da alarak olay yerinden ayrıldığı, yağma suçunda kanunda herhangi bir faydalanma kastından bahsedilmediği, olaydan hemen sonra telefonun sanık tarafından kendiliğinden de iade edilmediği, yağma suçunda suça konu eşyanın zorla alındığı anda zilyetliğin ele geçirilmesi suçunun oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği aksinin kabul edilmesi durumunda bile yağma suçlarında faydalanma kastının gerekmediği kanaatinde olsam da Ceza Genel Kurulunun 2018/284 Esas, 2020/275 Karar sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, yağma suçunun oluşması için mala yönelik sahiplenme kastının şart olmadığı sadece ekonomik menfaatinin değil bilgi edinmeyi de kapsadığı olayımızda söz konusu telefonun arama kayıtlarının kontrolü için geçici olarak alınması halinde bile faydalanma kastının bulunduğu, buna göre de yağma suçunun bütün unsurlarının oluştuğunun bu kararda belirtildiği, olayımızda da suç tarihi olan 15.01.2020 saat 19.38 den sonra söz konusu telefonun mağdur tarafından kullanılmadığı bu hususun doğrulandığı sanık ...'nun 08.06.2021 tarihindeki duruşmada savunmasında telefonu alıp gittikten sonra mağdurun annesinin kendisini arayarak polis çağırdığını söylediği, bunun üzerine tekrar olay yerine gittiğini ancak polislerin olmadığını gördüğünü bu gelişinde de isterse telefonu teslim edebileceği ancak bu durumda da telefonu kendisine teslim etmediği, buna göre de suçun tüm unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, sanık hakkında Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince yağma suçundan verilen ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine dair verilen kararın yerinde olduğu ve kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.