KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/7542 E., 2024/10680 K.
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1118 E., 2016/243 K
- Suçlar
- Silahla tehdit, yaralama
- Hükümler
- Beraat, düşme, müsadere
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Detayı
319 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın, mağdurlardan ...’e yönelik yaralama eylemi yönünden; mahkemece eylemin taksirle yaralama suçuna uyduğu, anılan suçun da takibinin şikâyete bağlı olup, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle şikâyet yokluğu nedeniyle sanık hakkında düşme kararı verildiği anlaşılmakta ise de; mağdurların olaydan hemen sonra alınan hazırlık ifadeleri ile kolluk tutanaklarına göre;
olay günü sanığın elindeki av tüfeği ile iş yerinde bulunan mağdur ...’in olduğu yere doğru ateş etmesi üzerine merminin cama isabet ettiği, ardından kırılan cam parçasının o esnada yere eğilen mağdur ...’in eline gelmesi sonucu parmaklarının kesilmesine ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin silahla kasten yaralama suçuna uyduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2 ve 86/3-e maddeleri kabul edilerek yapılan incelemede.
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Yasa'nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ile aynı Yasa'nın 86/2 ve 86/3-e maddelerine uyan kasten yaralama suçlarının gerektirdiği cezaların türleri ve üst sınırlarına göre; aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, sanığın sorgusunun yapıldığı 09.02.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar dava zamanışımını kesen bir neden olmaksızın geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,