İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/9025 Karar: 2024/10966 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/9025 K.2024/10966

6. Ceza Dairesi 2023/9025 E. , 2024/10966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/204 E., 2020/1013 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/9025 E. , 2024/10966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/204 E., 2020/1013 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/9025 E. , 2024/10966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/204 E., 2020/1013 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre kasten yaralama suçuna ilişkin istinaf mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, incelemeye konu dava dosyasında katılan vekilinin temyiz isteminin suç vasfına da yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ...'in olay tarihinde 3 aydır ayrı yaşadığı 1,5 yıllık eşi katılan ...'ı çarşı merkezinde yürürken yolda gördüğü, yanına yaklaşarak konuşmak istediği, katılanın elinden tutarak zorla ikametine götürüp katılana hitaben, "buraya girdin buradan çıkışın yok bendeki fotoğraflarını, eşyalarını vereceğim sonra git" dediği, bu sırada sanığın annesi tanık Tülay'ın, "oğlum istemiyorsa gitsin" diyerek araya girmeye çalıştığı ancak sanığın annesine hitaben, "sen karışma" demesi üzerine dışarı çıktığı, sanığın fotoğraf getirme bahanesiyle odaya girdiği sırada katılanın kapıya yöneldiği, sanığın odadan elinde av tüfeği ile çıkıp tüfeği katılana doğrultarak; "o kapıdan çıkarsan kafana sıkarım" dediği, katılanın da, "beni düşünmüyorsan oğlumuzu düşün" diyerek evden uzaklaştığı, sanığın katılanın arkasından havaya 2-3 el ateş açtığı, katılana hitaben, "eğer gidersen bu kez havaya değil kafana sıkacağım" dediği, katılanın yürümeye devam etmesi üzerine, sanığın "zaten çocuğumu bana göstermiyorsunuz, bunu sen istedin" diyerek tüfeği katılana doğrultup tüfekte bulunan fişekleri boşalttığı olayda; alınan adli rapora göre, katılanın yüzü, kafası ve vücudunun birçok yerinde saçma girişleri olması nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasının bulunduğu, suçta kullanılan av tüfeğinin öldürmeye elverişli olduğu, katılanın öldürücü bölgelerinden yaralandığı, suçta kullanan av tüfeğinin niteliği, atış mesafesi ve sayısı hususları da dikkate alındığında sanığın, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle kasten yaralama ve nitelikli tehdit suçlarından hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.10.2024 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla