KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/9181 E., 2024/11468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/182 E., 2016/650 K.
- Suç
- Sair tehdit
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Her ne kadar sanık hakkında sair tehdit suçundan zaman aşımı süresi geçmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesinde, “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.” düzenlemesi gereği sanığın lekelenmeme ... gözetilerek yapılan incelemede; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2016/182 Esas, 2016/650 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/9181, K. 2024/11468, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama