Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/9344 E. , 2024/12782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/91 E., 2016/35 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlâli HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık ... hakk
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/9344 E. , 2024/12782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/91 E., 2016/35 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlâli HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık ... hakkında geceleyin konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet kararlarının aleyhine, sanık ... hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet kararlarının lehine, sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan beraate ilişkin hükmün ise sadece vekalet ücretiyle sınırlı olarak temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Katılan sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık ... hakkında geceleyin konut dokunulmazlığının ihlâli ve sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelemesinde; a. Geceleyin konut dokunulmazlığınının ihlâli suçunun sanık ... tarafından katılan ...’a yönelik işlenmesi karşısında, katılan (sanık) ...’ın bu suçtan zarar gören sıfatı bulunmaması nedeniyle bu suç açısından kamu davasına katılmaya ... bulunmadığından; b.14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan dolayı tayin edilen 740,00 TL olan adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, Katılan (sanık) ... müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8 inci madde birinci fıkrası yollamasıyla 1412 sayılı Kanun' un 317. maddesi gereğince Tebliğname' ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan beraate ilişkin hükmün sadece vekalet ücretiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde; 21.12.2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde, kendisini vekil ile temsil ettiren sanığın beraat etmesi halinde, sanık yararına maktu avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiş olup, sanık hakkında beraat yanında mahkumiyet kararları verilmesi karşısında hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan (sanık) ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname' ye uygun olarak ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında tehdit, sanık ... hakkında kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Sanık ...'ın yargılama konusu tehdit eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, sanık ...'in yargılama konusu tehdit, hakaret, yaralama eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle, 43/2, 125/1, 43/2, 86/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Yukarda açıklanan nedenle katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.