KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/94 E., 2024/11276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/3365 E. 2022/983 K.
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Cumhuriyet savcılığındaki ve Sulh Ceza Mahkemesindeki sanığın beyanından sonra sanık müdafiinin sanığın temyiz kudretinin olup olmadığına ilişkin şüphelerinin olduğunu dile getirdiği, bu hususta mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında; sanığın suç tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32.maddesi uyarınca "İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı,
maddenin birinci fıkrasında yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığı” konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ya da tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden heyet raporu aldırılıp sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenle, sanık müdafiinin istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/3365 Esas, 2022/983 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/94, K. 2024/11276, 28 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama