İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/1075 Karar: 2025/8083 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1075 K.2025/8083

6. Ceza Dairesi 2024/1075 E. , 2025/8083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3440 E., 2023/3366 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, tem

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/1075 E. , 2025/8083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3440 E., 2023/3366 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, tem

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/1075 E. , 2025/8083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3440 E., 2023/3366 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2022/41 Esas, 2023/155 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2023/3440 Esas, 2023/3366 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ Değerlendirme ve Gerekçe Bir suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde ceza sorumluluğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37, 38, 39, 40... . maddeleriyle düzenlenmiştir. Mevcut normlar çerçevesinde bakıldığında iştirak halinden söz edilebilmesi için; birden fazla failin hedeflenen suç açısından belirli rolleri edinmiş olmaları gerekir, ancak edinilen bu rolün her fail için icrai olması da gerekmez, her bir hareket arasında nedensellik bağı bulunması yeterlidir, bir başka ifadeyle her bir suç ortağının hareketiyle netice arasında bir illiyet bağı bulunmalı ve bir şerik diğer şerikle aynı eylemi işlemeye yöneldiğini bilerek bu yönde bir irade ortaya koymalıdır. Bu irade ise yapılan fikir birliği uyarınca bir suçun icrasına başlandıktan sonra ortaya çıkacak tüm suç teşkil eden neticeleri de kapsayacak şekilde ve tüm suç ortakları için aynı olmalıdır. Zira 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca; “suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur” hükmü gereğincedir ki, kanuni tanımda yer alan aynı fiilin gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Failin işlediği eylem neyse, kural olarak, diğer şerikler, onunla bağlı, o eylemden sorumludur. Müşterek hakimiyet kurmak için fiilin işlenişine doğrudan müdahalede bulunmasına gerek yoktur. Tüm ortakların fonksiyonel işbölümü çerçevesinde kendine düşeni işlemesi yeterlidir. Her birisinin işbölümüne göre görevi farklıdır.(Teorik ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma, ..., s. 632) Dosya kapsamında sanık ...'ın iddianame kapsamında 1, 4 ve 5. Olaylarda mağdurlarla irtibatı sağlayarak kendisine düşen görevi yerine getirdiği, sanık ...'ın eylemi olmadan bu suçların işlenemeyeceği anlaşılmakla tebliğnamede sanık ... yönünden bozma isteyen düşünceye ve bu bağlamda sanık ... yönünden 5. Olaya ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. I-a-İddianame kapsamındaki mağdur ...'a yönelik 1. Olay yönünden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. b-İddianame kapsamındaki 2. olay yönünden mağdur ...'a yönelik sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. c-İddianame kapsamındaki 4.olay yönünden mağdur ...'e yönelik sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. d-İddianame kapsamındaki 5. Olay yönünden mağdur ...'e yönelik sanık ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. II-İddianame kapsamındaki mağdur ...'a yönelik 1. Olay yönünden sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, soruşturma aşamasında sanık ...'ın failler arasında olup olmadığına yönelik herhangi bir teşhis işlemi yapılmadığı, yargılama aşamasında sanığın hazır bulunduğu celsede mağdurun kendisini darp eden şahısların salonda olmadığını belirttiği akabinde sanığı benzettiği şeklinde beyanda bulunduğu sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair diğer sanık ...'in atfı cürüm mahiyetindeki beyanı dışında delil bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III-İddianame kapsamındaki 3.olay yönünden mağdurlar ... ve ...'e yönelik sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Mağdurların kollukta alınan beyanlarında üçüncü şahıslarla aralarında gerçekleşen araç takasıyla ilgili bir soruna sanık ...'ın müdahil olduğunu, işyerlerine birkaç kez gelip en son "size üç gün süre veriyorum. Bu 50.000 TL'yi ... başkana bırakın vermezseniz görüşürüz" şeklinde tehditte bulunduğunu beyan ettikleri, Mahkemede alınan beyanlarında "söz temsili evinizin önünden iki motor geçer psikolojiniz bozulmasın" dediğini söyledikleri, ...'in dükkana gelip çay içtiğini ancak kendilerini herhangi bir tehdit edici eylemde bulunmadığını, kendilerine herhangi bir hesap numarası gelmediğini zaten ödemeyecekleri için dikkate almadıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır. Ceza Kanunumuzda yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 1 49... nci maddelerinde düzenlenmiştir. "(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldın gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi hâlinde de aynı ceza verilir. (3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır." denmektedir. Olayımızda sanık ...'ın söylediği sözlerin veya eylemlerinin yağma suçunun oluşması için aranan tehdit veya cebir boyutuna ulaşıp ulaşmadığının tartışılmadığı, sair tehdit suçu kapsamında kalan sözlerin yağma suçunu oluşturmayacağı, yağma suçunun oluşması için tehdidin en azından nitelikli tehdit boyutuna ulaşmasının gerekeceği, bu kapsamda sanığın sarfetmiş olduğu belirtilen tehdit sözlerinin sair tehdit suçu kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında; sanığın sair tehdit suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümlesi gereğince cezalandırılması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. Mağdurların aşamalarda ...'in kendilerine yönelik herhangi bir tehdit eylemi olmadığını beyan edip şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A-Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün I-a,b,c,d bölümlerine ilişkin verilen kararlar yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, B-Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün II ve III bölümlerine ilişkin verilen kararlar yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla