İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/1095 Karar: 2026/2773 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1095 K.2026/2773

6. Ceza Dairesi 2024/1095 E. , 2026/2773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3255 E., 2023/3343 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, tehdit, hakaret, basit yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/1095 E. , 2026/2773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3255 E., 2023/3343 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, tehdit, hakaret, basit yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/1095 E. , 2026/2773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3255 E., 2023/3343 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, tehdit, hakaret, basit yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii, katılan ... vekili, katılan ... vekilinin temyiz dilekçelerinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Katılan ... vekilinin 17.12.2023 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden, katılan vekilinin sadece suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından verilen hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçları dışında diğer suçlar inceleme dışı bırakılmıştır. 1. Suça Sürüklenen Çocuklar ..., ..., ... ve Hakkında Katılan ...'a yönelik Kasten Yaralama, Tehdit, Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından 31.10.2023 tarihli Verilen Hükümlere Karşı Katılan ... Vekilinin; Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Katılanlara Yönelik Kasten Yaralama, Tehdit Suçlarından 31.10.2023 tarihli Verilen Hükümlere Karşı, Katılan ... Vekilinin ve Katılan ... vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Katılanlara Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Mahkûmiyete İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden Temyiz Talebinin İncelenmesinde: Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmediği, dosyadaki beyanların çelişkili olduğu, ayrıca suça süreklenen çocuk Arda Kudret'in ve tanık Yaprak A.'ın beyanı ile duruşma tutanağında belirtilen şikâyetçi Hüseyin'in ibraz etmiş olduğu olaydan bir önce çekilen mesajın birbirine uygun görüldüğü, tarafların beyanlarındaki çelişkilerin bu mesajla birlikte değerlendirilerek, ayrıca tanık Yaprak'ın şantajla birlikte kendisinden para alındığına ilişkin beyanının araştırılarak ve bundan sonra bunu almaya yönelik eylemin araştırılması ve eylemin bu parayı almaya yönelik olup olmadığının araştırılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.10.2023 tarihli kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii, katılan ... vekili, katılan ... vekilinin temyiz istekler yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Bozma ilamının suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere sirayetine, 3. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Katılanlara Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Mahkûmiyete İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 27.01.2026 tarihli ve 2020/39936 başvuru no'lu dosyasında kabul kararı verdiği ve henüz gerekçesi yazılmasa da; ceza davasında bağlantılı suçlardan birine ilişkin temyiz incelemesi devam ederken diğer suçtan kurulan hükmün istinaf aşamasında kesinleşmesi ve kesinleşen hüküm yönünden infaz aşamasına gelinmesi Anayasanın 36. maddesi uyarınca adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair karar vermiştir. 5271 sayılı Kanun'un 8. maddesi Bağlantı kavramını tanımlamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 8; " (1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır. (2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır" şeklindeki açık düzenlemede dikkate alındığında bağlantılı suçlarda birlikte görülen davada sanık hakkındaki suçlardan bazılarının farklı kademelerde kesinleşirken, aynı suçtan aynı dosyada bağlantı nedeniyle birlikte yargılanan sanıklardan bazıları hakkındaki kararlar İstinaf aşamasında kesinleştirilirken bağlantılı diğer sanığın Temyiz incelemesine gönderilmesi Açıkça Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırılık teşkil edeceği açıktır. Bu nedenlerle suça sürüklenen çocuk ...'ın, mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin de temyiz kapsamında kaldığı değerlendirilerek yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiş, ikinci ve üçüncü maddelerde arttırım sebepleri yer almıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında, "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı suçları gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır (... Koca- İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, Ankara, 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (M.Emin Artuk- ... Gökçen-M. Emin Alşahin- Kerim Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, Ankara, 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de, kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun eylemini icra edilebilmesinin zorunlu sonucu olarak, katılanları kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı anlaşılmakla, sübut bulmayan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle hükümde, hukuka aykırılık bulunmuştur. Kabule göre de; Suça sürüklenen çocukların mağdurları aynı boş bir eve götürdüklerini mağdurların beyanlarında belirttiklerinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun birden fazla mağdura yönelik sabit görülen eylemlerini aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdikleri dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mağdur sayısınca hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. Açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.10.2023 tarihli kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii, katılan ... vekili, katılan ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Bozma ilamının suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere sirayetine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla