İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/1418 Karar: 2026/2704 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1418 K.2026/2704

6. Ceza Dairesi 2024/1418 E. , 2026/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1483 E., 2023/2120 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından silahla yağma, kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön incele

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/1418 E. , 2026/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1483 E., 2023/2120 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından silahla yağma, kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön incele

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/1418 E. , 2026/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1483 E., 2023/2120 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından silahla yağma, kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarına ilişkin temyiz itirazları yönünden verilen cezaların miktar itibariyle kesin nitelikte ve temyiz edilemez olduğu anlaşılmıştır. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2022/394 Esas, 2023/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, 62, 53, 63. maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 62, 53, 63. maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 62, 52, 54. maddeleri gereğince 3.000,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 21.12.2023 tarihli ve 2023/1483 Esas, 2023/2120 Karar sayılı kararıyla ilk derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği, Kasten yaralama ve mala zarar verme suçları yönünden, katılanın haksız mülk edindiği vincin fiilen sanık ...'e de ait olması nedeni ile; mevcut hükümlerin haksız tahrik müessesesiyle birlikte verilmesi gerektiğine ilişkindir. Silahla birden fazla kişiyle yağma suçuna ilişkin temyiz itirazları, sanığın yağma konusu edilen eşyalar üzerinde faydalanma veya mülk edinme kastı bulunmadığına, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte teşebbüs, 5237 sayılı Kanun'un 150. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Katılan Vekilinin temyiz isteği, Sanıkların işlemiş olduğu yağma suçunun her iki müştekiye yönelik olarak işlendiğine dosya da iki ayrı katılan bulunduğuna ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, sanığın her iki müştekiye yönelik işlediği yağma suçundan ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken tek bir yağma suçundan mahkumiyet hükmü verilmesinin bozma sebebi olduğuna, temel ceza tayini yapılırken hangi gerekçeler ile alt sınırdan ceza tayin edildiğinin açıklanmamış olduğuna, cezanın üst sınırdan tayin edilmesini gerektirecek neredeyse tüm ölçütlerin mevcut olmasına rağmen alt sınırdan ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak, Kural olarak borç ilişkisi doğduğu anda alacaklı veya borçlu sıfatı taşımayan kimselerin 5237 sayılı Kanun'un 150 maddeden istifade edemeyeceği kabul edilmektedir. Ancak bu kural sıkı sıkıya uygulandığında ciddi sakıncaları olduğu görülebilmektedir. Çek senet tahsilatçısı veya mafya bağlantı olmadan hatta çoğu zaman hiçbir maddi veya manevi çıkarı olmadan bazen zorunluluk bazen dayanışma adı altında olaya katılan kişilere rastlanılmaktadır. Mesela; yakın akrabalardan biri alacağını almak için borçlu olan kişiye giderken birlikte gitmenin çoğu zaman aile bağları gereği zorunlu olduğu açıktır. Bunun gibi işçi veya ortağı olarak çalıştığı birinin alacağını almaya giderken yanında bulunmama halinde çoğu zaman işten çıkarılma veya ortaklığın bitirilmesi durumları yaşanabilmektedir. Ortaklığın maddi zarara uğraması yani kendi zararları da söz konusu olmaktadır. Ayrıca alacak miktarından çalışan veya ortak doğrudan da etkilenmektedir. Ayrıca hem yakın akrabalar hemde ortak ya da çalışan ile patron arasında ekonomik bağlantı olduğu veya olabileceği de açıktır. Yakın arkadaşlar da dayanışma duygusu ve yakın ilişki nedeniyle çoğu zaman hatıra binaen borçluya birlikte gitmektedirler. Bu nedenlerle bu tür durumlarda birlikte hareket etmek zorunluluk arz etmektedir. Bu doğrultuda Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.05.2025 tarihli ve 2024/6-528 Esas, 2025/200 Karar sayılı kararında "...yakın arkadaşlık ilişkisi nedeniyle herhangi bir kişisel menfaati olmaksızın iştirak eden sanık hakkında TCK'nın 150.maddesinin birinci fıkrasının uygulama şartlarının oluştuğu..." şeklinde vurgulanmıştır. Somut olay değerlendirildiğinde, temyiz dışı sanık... ile katılan ... arasında vinç alım satımı nedeniyle alacak verecek meselesi olduğu, sanık ...'in sanık...'in iş arkadaşı ve ustası olduğu, birlikte çalıştıkları, olay yerine birlikte gittikleri, sanığın sopa ile katılan ve mağduru darp edip telefon ve anahtar alma olayına doğrudan iştirak ettiği, sanığın sopanın korkutucu etkisi ile cebir uygulayarak zorla katılan ve mağdurun zilyetliği altındaki araba anahtarı ve cep telefonunu aldığı olayda, eyleminin bir bütün halinde 150/1. maddesi kapsamında hukuki alacağın tahsili yoluyla yaralama suçuna vücut vereceği anlaşılmakla sanık hakkında yazılı şekilde yağma suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR I. Sanık Müdafiinin Kasten Yaralama Suçuna İlişkin Temyiz İtirazı Yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık Müdafiinin Mala Zarar Verme Suçuna İlişkin Temyiz İtirazı Yönünden; Mala zarar verme suçundan ilk derece mahkemesince verilen 3.000,00 TL Adli para cezasının miktar itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, III. Sanık Müdafiinin ve Katılan Vekilinin Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/1483 Esas, 2023/2120 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304-1. maddesi gereğince Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,02.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, iş arkadaşı ve ustası olan temyiz dışı sanık ile katılan arasındaki vinç alım satımından kaynaklı alacak meselesinde, birlikte gittikleri olay yerinde sopa ile katılan ve mağduru darp edip cebir uygulayarak araba anahtarı ve cep telefonunu almış, silahla birden fazla kişiyle yağma, kasten yaralama ve mala zarar vermeden mahkûm edilmiştir.

Hukuki İlke: Hukuki alacağın tahsili amacıyla, şahsi bir menfaati olmaksızın yakın iş/dayanışma ilişkisi nedeniyle olaya iştirak eden kişi bakımından 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin uygulanma şartları oluşabilir; bu durumda cebir/yaralama içeren eylem bir bütün hâlinde 150/1 kapsamında değerlendirilir, yağma olarak nitelendirilemez (metinde anılan YCGK 14.05.2025 tarih, 2024/6-528 E., 2025/200 K.). Kasten yaralama (286/2-b) ve mala zarar vermeye ilişkin adli para cezası (272/3-a) miktar itibarıyla kesin niteliktedir.

Uygulama Sonucu: Kasten yaralama ve mala zarar verme yönünden temyiz istemlerinin reddi (CMK 298/1); yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına (CMK 302/2) karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Alacak-verecek ilişkisinden doğan cebir olaylarında, müvekkilin borç ilişkisinin tarafı olmasa bile kişisel çıkarı bulunmaksızın yakınlık/iş ilişkisi nedeniyle olaya katıldığı ortaya konularak TCK 150/1 uygulaması talep edilmeli; anılan YCGK içtihadı dayanak gösterilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla