İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/1413 Karar: 2025/2480 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1413 K.2025/2480

6. Ceza Dairesi 2024/1413 E. , 2025/2480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/678 E., 2024/48 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (527

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/1413 E. , 2025/2480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/678 E., 2024/48 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (527

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/1413 E. , 2025/2480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/678 E., 2024/48 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafii ile katılan kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Katılanın kollukta alınan ilk ifadesinde, olay günü tanık Tülay'la birlikte evine gittiği, eve girdiğinde içeride sanığın oturduğunu gördüğü, rıza ile eve giren sanığa evden gitmesini söylediği, ancak sanığın evden çıkmayacağını, evden çıkarsa katılanın da cenazesinin çıkacağını, onu öldüreceğini belirterek evden çıkmayıp, evde bulunan ve kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü eşyaları götürdüğü, bu sırada da katılana bıçak göstererek tehdit ettiği ve eşyaları evden çıkardığı yönündeki beyanları ile bu beyanla örtüşen tanık beyanının mevcut olduğu, dosya arasında mevcut kolluk tutanağında ihbar üzerine olay yerine saat 17.45 sıralarında gidildiğinin belirtildiği, tutanağın ise saat 18.15'te düzenlendiği anlaşıldığından, sanığın mahkemede belirttiği saat esas alınarak konut dokunulmazlığının ihlali suçunun gece işlendiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, sanığın suç tarihinde evden çıkması istenmesine karşın bıçakla ölümle tehdit etmek suretiyle evden çıkmadığı böylece sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu tehditle işlediği anlaşıldığından, her ne kadar gece vakti uygulanması hukuka aykırı ise de, suçun tehditle işlenmesi de aynı hükümde düzenlendiğinden bu hususun sonuca etkili olmadığı kabul edilmiştir. Oluş ve dosya içeriği ile uyulan bozmaya göre, silahla tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında kurulan hükümlerde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmında mahkûmiyetin 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'a aykırılık suçundan 5 ay hapis cezası yerine, kasten yaralama suçu olduğu belirtilerek 3 yıl 6 ay hapis cezası olarak yazılması, sanığın adli sicil kaydında yazılı olan mahkûmiyetleri içinde en ağırı olan Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/579 Esas ve 2014/420 Karar sayılı ilâmına konu silahla tehdit suçundan hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yazılı "Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/512 Esas, 2015/353 karar sayılı ilâmı ile kasten yaralama suçundan 3 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulunduğu ve mükerrir olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin UYGULANMASINA, " ibaresinin çıkartılarak yerine "Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/579 Esas, 2014/420 Karar sayılı ilâmı ile silahla tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulunduğu ve mükerrir olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin UYGULANMASINA," cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararımızın bir örneğinin de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine, 03.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla