Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/1450 E. , 2026/1994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2653 E., 2023/3201 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün kesin nitelikte bulunduğ
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/1450 E. , 2026/1994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2653 E., 2023/3201 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2022/286 Esas, 2023/389 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesiyle 149/1-a-c-h, 168/3. maddesiyle delaletiyle 168/1, 53, 58... . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın ikinci kez mükerrirlerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba; sanık ... hakkında aynı Kanun'un 37/1. maddesiyle 149/1-a-c-h, 168/3. maddesi delaletiyle 168/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın ikinci kez mükerrirlerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 20.11.2023 tarihli ve 2022/286 Esas, 2023/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ..., sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının "a-Katılan yolda aracı ile seyir halindeyken, sanıkların kullanımında olan Jetta marka lacivert renkli araçla katılanın aracının önüne kırarak aracını durduğu, sanıkların araçtan inerek gerçekte var olmayan polis tanıtma kimliklerini göstermek suretiyle sanıkların kendilerini polis olarak tanıtıp katılanın aracının şoför koltuğuna sanık ...'in, katılanı ise arka koltuğa oturtarak yanına sanık ...'un oturduğu, sanıkların katılanı hile ile aldatmak suretiyle aracına binerek saat 19:30 ile takriben 23:00 sıralarına kadar gezdirmek suretiyle alıkoyduklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında mahallinde hürriyeti tahdit suçundan zaman aşımı süresince işlem yapılması olanaklı görülmüştür. b-Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan birden fazla kişiyle silahla birlikte zor kullanmak suretiyle TCK 149/1-a-c maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece sanıkların yağma eylemini 21: 30... :00 saatleri arasında geceden sayılan zaman diliminde işlediği kabul edilerek TCK 149/1-h maddesinden ek savunma hakkı verilerek uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında, katılanın soruşturma aşamasında saat 19: 30... :00 saatleri arasında serbest bırakıldığını, yargılama aşamasında ise sanıkların silah gösterilmek suretiyle cebinde bulunan 20.000 TL ve cep telefonu aldıkları zaman dilimi olarak 21: 30... :00 saatleri arasında olduğuna dair beyanda bulunduğu, suç tarihinde Ankara ilinde yaz saati uygulamasına göre güneşin 20:22'de battığı, 21:22'de geceden sayılan zaman diliminin başladığı katılanın yargılama aşamasındaki beyanına göre söz konusu yağma eyleminin saat 21: 30... :00 arasında işlendiği kabul edilerek sanıklar hakkında TCK'nın 149-1-a-c maddesinin yanında aynı fıkranın (h bendi ile) uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir." eleştirileri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ...'ın Temyiz İstemi Katılanın kendisine olan borcunu ödememek için böyle bir iftirada bulunduğuna, olay tarihinde katılanın kendisini arayıp "Abi gel helalleşelim, paranı ödeyeyim" dediğine, ona güvenmeyip diğer sanık ... ile birlikte benzinliğe gittiğini, sanık ...'i polislerin aldığını gördükten sonra olay yerinden ayrıldığına, katılana karşı yağma suçunu işlemediğine, hiçbir kamera ve mobese kameralarına yakalan ması mümkün olmayan bir şekilde Ankara ...'a götürmesinin olanaksız olduğuna, mağduriyetinin giderilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlemediğine, atılı suçu işlediğine dair somut ve şüpheden uzak kuvvetli delil elde edilemediğine, mahkûmiyet kararına dayanak olarak dosya kapsamında sadece katılanın beyanlarının bulunduğuna, istinaf mahkemesince bu yöndeki itiraz ve beyanlarının yeterince ve kapsamlı bir şekilde değerlendirilmeden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin adaletin sağlanmasını ve adil yargılanma hakkını engelleyeceğine, mahkemesince hiçbir gerekçe gösterilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini, bu hususun anayasaya aykırılık teşkil ettiğini, katılan tarafından sanığın haksız yere cezalandırılmasını sağlamaya yönelik hareket edildiğine, sanığın kendisinde silah olmadığı gibi sanık üzerinde de silah görülmediğine, zaten iddia edilen hiçbir hususun yaşanmadığına, yağma suçunun hiçbir unsurunun oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesinin itirazlarını kapsamlı incelemediğine, hak ihlallerine kulak kabartmadan istinaf kanun yolu haklarının gasp edildiğini, eksik inceleme ile karar verdiğine, sanığın lehine olan delilerin değerlendirilmediğine sanık ve taraflarınca yapılan savunmaların esas alınmadağına, bölge adliye mahkemesinin kararında hiçbir değerlendirme, tespite yer vermeden sadece ilk derece mahkemesinin kararında isabetsizlik olmadığına karar verdiğine, bu yönüyle Anayasa 141/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, sanığın suç konusu eylemleri yerine getirdiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığına, sanığın olayın gerçek yüzünün tüm ayrıntıları ile yemin altında ifade ettiğine, katılanla arasında hiçbir hukuki ilişki ve husumetinin olmadığına, katılanı tanımadığını beyan ettiğine, bu hususun katılan ve diğer sanık ...'un beyanlarıyla desteklendiğine, sanık ...'un ricası üzerine olay yerine gittiğine, diğer sanığın bu yöndeki beyanlarına iştirak ettiklerine, sanığın bir nevi arkadaş kurbanı olduğuna, sanığın herhangi bir menfaat elde etme amacı gütmediğine, bu temel unsurun yokluğuna rağmen sanığı mahkumiyetine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın suçlu olduğu düşüncesinin eksik bir yargılamadan kaynaklandığına, sanığın iştirak ettiğine ilişkin herhangi bir bulunmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, kabul etmemekle birlikte nitelikli yağma suçunun silahla gerçekleştiğine dair somut delil bulunmadığına, katılan tarafından sanığı cezalandırmak amacıyla birtakım kurgular beyan edildiğine, ancak hepsine itirazlar belirtilerek olayın gerçek yüzünü bir kez daha mahkemeye sunduğuna, eylemleri gerçekleştirdiğine dair somut ve şüpheden uzak kuvvetli delil bulunmadığına, katılanın diğer sanığa karşı beslediği husumet sebebiyle sanığın da yalan beyanlar ile mahkumiyetine karar verildiğine, nitelikli yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığına, sanığın kast ile hareket etmediğine, samimi ikrarda bulunduğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün İncelenmesinde 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. 2.Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile inceleme konusu suçun, aynı Kanun'un 286/3.maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oybirliğiyle REDDİNE B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasından "Bu dosya nedeniyle yapılan ve aşağıya dökümü çıkartılan (367,40 TL) yargılama giderinin 5271 sayılı CMK'nın 325/1. ve 326/2. Maddeleri gereğince sanıklardan eşit şekilde ayrı ayrı TAHSİLİNE" ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesine" tümcesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.