İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/205 Karar: 2025/9949 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/205 K.2025/9949

6. Ceza Dairesi 2024/205 E. , 2025/9949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/790 E. 2023/1022 K. MAĞDURLAR: SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ha

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/205 E. , 2025/9949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/790 E. 2023/1022 K. MAĞDURLAR: SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ha

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/205 E. , 2025/9949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/790 E. 2023/1022 K. MAĞDURLAR: SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 27/01/2022 tarihli ve 2020/4 40... /51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109, 110, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası neticesinde, sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a uyarınca beraatine, "Gece vakti yağma" suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası neticesinde, sanığın değişen suç vasfına göre eylemin 5237 sayılı Kanun'un 141/1 maddesinde düzenlenen "Hırsızlık" suçunu oluşturduğundan bahisle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 143/1, 62. maddelerince 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11/10/2023 tarihli ve 2023/790 Esas, 2023/1022 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüyle, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmü ile hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109, 110, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; "geceleyin yağma" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-h, 168/3, 62 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi, Mağdurların zararının giderildiğine, şikayetlerinden vazgeçtiklerine, haksız yere kendisine hapis cezası verildiğine ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi, Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak kastı ile hareket ettiğini gösterir ve mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığına, anahtarı üzerinde bulunan arabaya binerek arabayı götüren müvekkilinin anahtarı almada herhangi bir cebir, tehdit eyleminin bulunmadığına, arabada bulunan mağdura karşı da bir tehdit eyleminde bulunmadığına, dolayısıyla yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe I. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cinsel saldırı suçu gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır (... , Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, . ..., 6. Bası, ..., 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (- ... - ..., Ceza Hukuku Özel Hükümler, ..., 18. Baskı, ..., 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır. Oluş ve dosya içerine göre, sanığın olay günü ... kenarında dörtlü ışıkları yanık vaziyette anahtarı üzerinde park halinde müştekiye ait aracın sürücü kapısını açarak bindiği ve müştekiye ait aracı, içerisinde bulunan müşteki ... ile birlikte götürdüğü, ancak müşteki ...'ın bağırması ve durmasını söylemesi üzerine en fazla 300-400 metre gittikten sonra müştekiyi araçtan indirdiği, müşteki beyanları ile de sabit olduğu üzere sanığın, müşteki ...'ın araçtan inmesini istediği, müştekinin buna karşı çıkması üzerine sanığın bağırdığı ve bu sebeple müştekinin korkup araçtan indiği, gerek müştekinin araç hareket ettikten en fazla 300-400 metrelik mesafe sonrası inmesi gerekse sanığın müştekinin araçtan inmesi konusunda ısrar etmesi birarada değerlendirildiğinde sanığın müştekiyi hürriyetinden yoksun bıraktığından bahsedilemeyeceği sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi yerine şekilde mahkumiyetine hüküm verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. Yağma Suçu Yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak belirlenen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1. Yağma Suçu Yönünden, Gerekçenin 2. bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11/10/2023 tarihli ve 2023/790 Esas, 2023/1022 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden, Gerekçenin 1. bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla