İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/210 Karar: 2025/10057 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/210 K.2025/10057

6. Ceza Dairesi 2024/210 E. , 2025/10057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1693 E., 2023/2428 K. SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümler

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/210 E. , 2025/10057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1693 E., 2023/2428 K. SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümler

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/210 E. , 2025/10057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1693 E., 2023/2428 K. SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında hükmedilen cezanın süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1 gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/317 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 168/3-1, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2022/1693 Esas, 2023/2428 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, yargılama giderine dair eleştiri ile, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdur beyanlarının çelişkili ve soyut nitelikte olması nedeniyle itibar edilemeyeceğine, olayın aralarındaki alacak meselesi nedeniyle tartışmadan ibaret olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçları işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığından beraatine, kabule göre de, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiş, ikinci ve üçüncü maddelerde arttırım sebepleri yer almıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında, "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cinsel saldırı suçu gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır ( ... , Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, ..., 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (..., Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, ..., 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın, sanığa ait araca bindikten sonra yağma eyleminin icra edilebilmesinin zorunlu sonucu olarak kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı anlaşılmakla, sübut bulmayan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararında, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesi gereğince bozma hükmünün diğer sanık ...'a sirayetine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla