İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/2338 Karar: 2024/12818 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2338 K.2024/12818

6. Ceza Dairesi 2024/2338 E. , 2024/12818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1612 E., 2021/2283 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından v

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/2338 E. , 2024/12818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1612 E., 2021/2283 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından v

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/2338 E. , 2024/12818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1612 E., 2021/2283 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.06.2018 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasna ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/1 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/1612 Esas, 2021/2283 Karar sayılı kararı ile; Sanık hakkında tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşullarıda oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış eleştiri ile yetinilmiştir. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/1612 Esas, 2021/2283 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 13.02.2024 tarihli ve 2022/11779 Esas, 2024/1860 Karar sayılı kararı ile; "Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı "...sanığın ve müdafiisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir" şeklindeki karar gereği sanığın yokluğunda verilen kararın "5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini bildirir gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içerir tebligat ile sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, tebellüğ belgesi ve sanık tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi eklenerek ve bu hususta ek tebliğname de düzenlenerek, temyiz isteminde bulunmaması hâlinde ise mevcut hâliyle, incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için, dava dosyasının incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri; Sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin dosyada sanığın cezalandırılmasına, yeterli somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü gece vakti, ticari taksi şoförü olan mağdur ...'nin taksisine sanık ...'ın bindiği ve karşıya gitmek istediğini söylediği, araç seyir halindeyken sanığın mağdurdan 150,00 TL para istediği, mağdurun olumsuz cevabı üzerine sanığın "kes lan" diye bağırarak sert bir cisimle mağdurun bacağına dokunduğu, bu sert cismin etkisiyle korkuya kapılan mağdurun sanığa 150,00 TL para verdiği, ardından sanığın arabadan inip gittiği, şikâyet üzerine kolluk tarafından sanığın kaçış güzergazındaki yapılan araştırmada eşgale uyan sanığın yakalandığı, mağdur tarafından sanığın kesin olarak teşhis edildiği, zararın kovuşturma aşamasında karşılandığı anlaşılmıştır. 2. Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanık savunmalarında "150,00 TL paraya ihtiyacım olduğunu söyledim, müşteki de bunu kabul etti, verdi" demek suretiyle tevil yollu ikrarda bulunmuştur. 4. Mağdurun zararının karşılandığına ilişkin Garanti Bankası havale dekontu dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşullarıda oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, eleştiri ile yetinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Olay ve Olgular başlığı altında "A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü" (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, suç tarihi olan 30.05.2018 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/1612 Esas, 2021/2283 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla