Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2670 E. , 2026/1398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2692 E., 2023/2346 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurula
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2670 E. , 2026/1398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2692 E., 2023/2346 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2022/352 Esas, 2023/2346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 15.12.2023 tarihli ve 2023/2692 Esas, 2023/2346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun işlendiğine dair delil bulunmadığını, etkin pişmanlık ve lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ... ile katılan ...'ın olay tarihinde resmi nikahla evli oldukları ancak olay günü aralarında ailevi nedenlerle tartışma çıktığı, daha sonra kavga esnasında sanığın katılanın yüzüne tokat attığı ve kolundaki altın bilekliği zorla çekerek aldığı olayda, sanık söz konusu bilekliği kendisinin aldığını iddia etmiş, katılan ise bilekliğin babası tarafından kendisine alındığını iddia etmiştir. Tarafların, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun eşler arası mal rejimini düzenleyen hükümlerine göre evlenmeden önce veya sonra (noterde düzenleme veya onaylama şeklinde) 'mal rejimi sözleşmesi' yapıp yapmadıkları, ya da evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirmiş olup olmadıkları, sözleşme yapmışlar ise kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edip etmedikleri, böyle ise hangisini seçtikleri ve bu rejime ilişkin düzenlemeler kapsamında suça konu edilen altın bilekliğin kime ait olduğu hususlarının etraflıca araştırılması, mal rejimi sözleşmesi yapılmamış ise eşler arasında edinilmiş mallara 'katılma rejimi'nin uygulanması asıl olacağından, suça konu eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bir hukuki ilişkiye dayalı alacağa konu olup olmayacağının tartışılması/değerlendirilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Resmi nikâhla evli olan sanık ile katılan arasında ailevi nedenlerle çıkan kavgada, sanığın katılanın kolundaki altın bilekliği zorla çekerek aldığı olayda nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kurulmuştur. Sanık bilekliğin kendisine ait olduğunu, katılan ise babası tarafından alındığını iddia etmiş; istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Hukuki İlke: Eşler arasında gerçekleşen ve mülkiyeti tartışmalı bir mala yönelik zorla alma eyleminde, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre bir mal rejimi sözleşmesi yapıp yapmadıkları ve suça konu eşyanın kime ait olduğu araştırılmalıdır; mal rejimi sözleşmesi yoksa edinilmiş mallara katılma rejimi esas alınacağından, eşyanın 5237 sayılı TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrası kapsamında hukuki bir ilişkiye dayalı alacağa konu olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu husus araştırılmadan yağmadan mahkûmiyet kurulması bozmayı gerektirmiştir; mahkûmiyet TCK'nın 149/1-d ve 62. maddelerine dayanmış, bozma CMK'nın 302. maddesi uyarınca verilmiştir.
Uygulama Sonucu: Hükmün, mal rejimi ve TCK 150/1 kapsamındaki alacak ilişkisi araştırılmadığı için bozulması.
Dava Strateji Notu: Eşler veya yakınlar arasında mülkiyeti tartışmalı mallara ilişkin cebir içeren olaylarda, TCK 150/1'deki 'hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili' savunması güçlü bir yağma vasfını düşürücü argümandır. Savunma, tarafların mal rejimini ve eşyanın kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğunu belgeleyerek yağma yerine daha hafif nitelendirme veya beraat lehine somut zemin oluşturmalıdır.