Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2676 E. , 2026/1511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2479 E., 2023/3461 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2676 E. , 2026/1511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2479 E., 2023/3461 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2022 tarihli ve 2021/183 Esas, 2022/218 Karar sayılı kararıyla nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d-h, 62 maddeleri gereğince verilen 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi'ni 26.12.2023 tarihli ve 2022/2479 Esas, 2023/3461 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesince mahkûmiyet kurulmuş, sanık müdafii mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığını ve suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Hukuki İlke: Yargıtay, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin fail tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının kesin verilere dayandığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği hâlde mahkûmiyetin hukuka uygun olduğunu benimsemiştir. Mahkûmiyet 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-d-h ve 62. maddelerine dayanmış; temyiz incelemesi 5271 sayılı CMK'nın 288 ve 289/1. maddeleri kapsamında yapılmış, hüküm 302/1 uyarınca onanmıştır.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması.
Dava Strateji Notu: Soyut 'delil yetersizliği' iddiasının, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı dosyalarda temyizde sonuç doğurmadığı görülmektedir. Savunma, TCK 149/1'de sayılan nitelikli hâllerin (silah, birden fazla kişi, konut vb.) her birinin dosya delilleriyle karşılanıp karşılanmadığını ayrı ayrı sorgulayarak vasfı hedef almalıdır.