İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/2935 Karar: 2026/3155 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2935 K.2026/3155

6. Ceza Dairesi 2024/2935 E. , 2026/3155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/499 E., 2024/790 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/2935 E. , 2026/3155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/499 E., 2024/790 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/2935 E. , 2026/3155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/499 E., 2024/790 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2023 tarihli ve 2023/367 Esas, 2023/479 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 53... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.03.2024 tarihli ve 2024/499 Esas, 2024/790 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının, "CMK'nın 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılması gerekirken yazılmaması mahallinde giderilebilir eksiklik olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın, eylemini konutta gerçekleştirmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK'nin 149/1-a,h maddelerinin yanında TCK 149/1-d maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır." eleştirileri ile birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın adaletsiz olduğuna, mağdurların şikayetçi olmadığına, ses kaydındaki sözlerin kendisine zorla söyletildiğine, olay yerine mağdura zarar gelmesini engellemek amacıyla gittiğine, görüntü kayıtlarını dosyaya delil olarak sunma talebinin reddedildiğine, kimseden para talep etmediğine ve almadığına, suçu işlemediğine, mahkumiyet yeterli somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, mağdurun iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın mağdurun evinde misafir olarak ağırlandığına hatta tespih hediye edildiğine bu durumun sanığın yağma ve suç işleme kastıyla mağdurun evine gitmediğini kanıtladığına, suçu kabul etmemekle birlikte gönüllü vazgeçme hükümleri değerlendirilmeden hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Yani mağdurun rızasının failin ve/veya faillerin cebir ve tehdidi ile sağlanması halinde bu suç oluşur. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın fail tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdidin, nitelik ve nicelik bakımından yağma suçunda aranan boyutta olması gerekir. 2. Dolandırıcılık suçunda ise, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararı olarak kişinin kendisine veya başkasına icrai veya ihmali davranışlarla yarar sağlamasıdır. 3. Dolandırıcılık salt mal varlığına karşı işlenen bir suç değildir. Mal varlığı yanı sıra irade ve karar verme özgürlüğünü korumaya yönelik bir suçtur. Dolandırıcılık suçunda mağdur yanıltılmaktadır. Yani dolandırıcılık suçu tipik bir hile suçudur. İrade hile ile fesada uğratılmaktadır. Mağduru hataya düşürecek kurnazca hareketler hiledir. Her hile ahlaka aykırı bir eylem olsa dahi her zaman cezalandırılan dolandırıcılık olması için suç tipinde belirtilen şekilde muhatabı hataya düşürmesi gerekir. Hata kişideki tasavvur ile gerçeği birbirine uymaması olup, hile: mağdurda hata hali oluşturacaktır. Mağdurdaki tereddüdü kuvvetlendirilmesi de onu hataya düşürmektedir. Hilenin kandıracak nitelikte olması gerekir. Kullanılan hile mağdurun durumu fail ile olan ilişki göz önüne alınıp kandırılmış ise olay bazında eylem dolandırıcılık olacaktır. 4. Yalan: bilerek gerçek dışı bir hususun beyan edilmesidir, yalan toplumda güvenin kötüye kullanılmasıdır. Yalan söyleyen muhatabın güven ve iyi niyetini istismar eden kişidir. Fail söylediği yalanın kontrolünü engel olacak veya yalanın tespitini zorlayacak bir hareket yapmadıkça mücerret yalan hile olarak kabul edilmemektedir. Şayet beyanda bulunan gerçeği söyleme bakımından yükümlülük altında ise yalan güvenin kötüye kullanılmasında bir araçtır. Yalan kişi üzerinde etki yapması için söylenmiş ise hile olarak ele alınabilir. Yalan mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıran güven ortamı içinde ortaya konmalı fail mağduru istediği yöne çekmiş olmalıdır. Mücerret yalan dolandırıcılığın karakteristik unsuru olan hileyi meydana getirmez. Hilenin kandıracak nitelikte olup olmadığı olaysal değerlendirilmelidir. Olayın özelliği, mağdurun durumu, fail ile olan ilişkisi kullanılan hilenin şekli yalanın denetim olanağı bulunup bulunmadığına da bakılarak belirlenmelidir. 5. Duygusal veya manevi yönden uğratılan zarar gibi mağdura temin edilecek geleceğe yönelik kazanç tasavvurları bu suçun maddi unsuru olamayacağı gibi irdelemesi ve belirlenmesi objektif olarak mümkün olmayan hallerde bu suçun objektif unsurunu teşkil etmez. Her dolandırıcılık eylemi failin planladığı aldatıcı nitelikli hareketlere başlar ve bu aldatıcı hareket kişilerin birbiri ile olan ilişkilerinde iyi niyet ve güven kurallarını temelden ihlal eder. 6. Mağduru hataya düşürecek, aldatıcı hareketlerin yapılması ve düşülen hata ile aldatıcı hareketler arasında nedensellik bağının da bulunması gerekir. Dolandırıcılık suçunun temel şekli 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesinde yer almıştır. Nitelikli dolandırıcılık halleri 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinde yer almıştır. Nitelikli dolandırıcılık halleri Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde yer almıştır. 7. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, olay tarihi saat 23:00 sıralarında mağdurun kuzeni olan tanık .... ile birlikte sokakta yürüdüğü sırada yanlarına sanık ... 'nin ve meçhul bir şahsın geldiği, sanık ...'ın cebinden telefonunu çıkartarak ...'ın resmini gösterdiği ve fotoğrafın mağdura ait olup olmadığını sorduğu ve mağdurun kabul etmesi üzerine "Beni seni öldürmem için tuttular ama senin hayatını kurtaracağım" dediği, mağdurun konuyu konuşmak amacıyla sanığı ve yanındaki meçhul şahsı evine davet ettiği, sanığın evde yaptığı konuşmada mağdurun daha önce ölen eşinin akrabalarının ismini vererek mağduru öldürmek amacıyla kiralık katil olarak tutulduğunu, ilk başta onlara yalan söylediğini ancak mağdurun ölmediğini anlamaları üzerine yeni bir kiralık katil tuttuklarını, şahsın arkadaşı olduğunu, bu olayı öğrenmesi üzerine yeni tutulan kiralık katile giderek mağdurun kendi akrabası olduğunu ve ona zarar vermemesini söylediğini ancak şahsın bunun karşılığında bedel istediğini söylediği, bu sırada bir satır çıkararak bunun mağduru öldürmek amacıyla kendisine verildiğini söylediği, hatır artık bir yere kadar adam senin kan bedelini istiyor benlik birşey yok şuna ne vereceksiniz 5-10 bir şey verin adam aşağıda arabada bekliyor dediği, ...'ın ....'yi alarak ATM'lere gittikleri, tanık ....'nin hesabında bulunan 3.000,00 TL'yi ve mağdurun üzerinde buluna 150,00 TL'yi sanığa verdikleri ve sanığın yanında bulunan meçhul şahısla birlikte evden ayrıldığı olayda; sanığın mağdurdan para alabilmek amacıyla mizansen yaptığı, kendisini kiralık katil olarak tanıttığı, mağduru öldürmekten vazgeçtiğini ancak başka bir kiralık katilin tutulduğunu ve bu katili ikna etmek için paraya ihtiyacı olduğu yalanını söylediği, mağdurun ölen eşinin akrabalarıyla olan sorunları sebebiyle iradesinin hile yoluyla fesada uğratıldığı, bunun dışında mağdurun vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı ya da mal varlığı itibarıyla zarara uğratacağından bahisle tehdit ya da cebir kullanarak yapılan bir eylemin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eylemininin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla