İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/3636 Karar: 2026/112 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3636 K.2026/112

6. Ceza Dairesi 2024/3636 E. , 2026/112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3451 E., 2024/117 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesinc

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/3636 E. , 2026/112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3451 E., 2024/117 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesinc

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/3636 E. , 2026/112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3451 E., 2024/117 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 18.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.20 19... /1 00... /241 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 8'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu kararının sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin 15.11.20 19... /34 76... /2336 Karar sayılı kararı ile hükümler eksik inceleme sebebi ile bozularak dosya İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiştir. İstanbul 18.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.20 22... /5 75... /241 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 Sayılı Kanun'un 106/2-c, 43/1, 62/1 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 16.01.2024 tarihli ve 2022/3451 Esas, 2024/117 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun ise hükümden 5237 Sayılı Kanun 43/1.maddesinin uygulamasının çıkartılarak sanık ...'ın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün düzeltilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Tehdit suçunun unsurları itibariyle gerçekleşmediğine, çelişkili tanık ve taraf beyanlarına rağmen sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanıkların savunma hakları kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinin yasa ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesine göre tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230 uncu maddesinde ise gerekçenin içermesi gereken hususların ayrıntılı şekilde düzenlendiği, 5271 Sayılı Kanunu'nun 230/1-b maddesine göre hükme esas alınan delillerin belirtilmesi, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararında, sanıkların eylem ya da söylemlerinin tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı, oluşturuyorsa hangi bendin kapsamına girdiğinin ayrıntılı şekilde deliller ile irtibatlandırılarak açıklanmadığı sadece olayın anlatımı ile yetinildiğinin anlaşılması karşısında, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar hakkında önce nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kurulmuş, bozma sonrası yapılan yargılamada eylem nitelikli tehdit olarak nitelendirilerek yeniden mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi bir sanık yönünden istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, diğer sanık yönünden hükmü düzelterek reddetmiştir. Temyiz, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına ve gerekçenin yetersizliğine ilişkindir.

Hukuki İlke: Anayasa'nın 141. maddesi ve CMK'nın 230. maddesi uyarınca tüm mahkeme kararları gerekçeli olmalıdır; CMK 230/1-b gereği hükme esas alınan deliller belirtilmeli, sanığın sabit görülen fiili ve nitelendirilmesi ortaya konulmalıdır. Tehdit suçunda, sanıkların eylem ya da söylemlerinin suçu oluşturup oluşturmadığı ve oluşturuyorsa hangi bende gireceği delillerle irtibatlandırılarak açıklanmadan, sadece olayın anlatımıyla yetinilerek kurulan mahkumiyet, yasal ve yeterli gerekçeden yoksun olup hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: Bölge Adliye Mahkemesi kararının CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle BOZULMASINA karar verilmiştir (06.01.2026).

Dava Strateji Notu: Tehdit gibi eylem/söylemin niteliğinin belirleyici olduğu suçlarda, gerekçeli kararda hangi somut sözün hangi delile dayanılarak hangi bent kapsamında değerlendirildiği gösterilmemişse, gerekçe yetersizliği (CMK 230/1-b) güçlü bir bozma sebebidir ve temyizde öncelikle ileri sürülmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla