İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/3701 Karar: 2024/8664 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3701 K.2024/8664

6. Ceza Dairesi 2024/3701 E. , 2024/8664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu SAYISI : 2023/2 UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ TALEBİNE KONU KARARLAR : 1-Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2023 gün ve 2022/408 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararı 2-Antalya Bölge Adliye

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/3701 E. , 2024/8664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu SAYISI : 2023/2 UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ TALEBİNE KONU KARARLAR : 1-Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2023 gün ve 2022/408 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararı 2-Antalya Bölge Adliye

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/3701 E. , 2024/8664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu SAYISI : 2023/2 UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ TALEBİNE KONU KARARLAR : 1-Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2023 gün ve 2022/408 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararı 2-Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.01.2023 gün ve 2022/3570 Esas, 2023/274 Karar sayılı kararı 3-Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.02.2023 gün ve 2023/3 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararı 4-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.02.2023 gün ve 2023/413 Esas, 2023/360 Karar sayılı kararı UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNİ TALEP EDEN : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 07.04.2023 gün ve 2023/2 sayılı başvurusuna istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2023 tarih ve UG - 2023/528884 sayılı yazısı ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2023 gün ve 2022/408 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.01.2023 gün ve 2022/3570 Esas, 2023/274 Karar sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.02.2023 gün ve 2023/3 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.02.2023 gün ve 2023/413 Esas, 2023/360 Karar sayılı kararı da gözetilerek kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmekle, dosya incelendi; A) Uyuşmazlığın Giderilmesi Başvurusu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 07.04.2023 gün ve 2023/2 sayılı kararı uyarınca; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/2023 tarih ve 2023/1 temyiz nolu, ‘‘uyuşmazlığın giderilmesi’’ talepli dilekçesi ile; "Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesi kararlarında; ilk derece mahkemesince CMK 251.maddesi gereğince basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği durumda, denetim süresi içerisinde suç işlenmesi sebebiyle yapılan ihbar üzerine ilk derece mahkemesince dosyanın yeniden ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi durumunda, bu karara karşı sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine -bu kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu ve itirazı değerlendirecek merciye gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle- Bölge Adliye Mahkemesine gönderilen dosyanın incelenmeksizin ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararında ise, bu tür ilk derece mahkemesi kararının istinaf kanun yoluna tabi olduğu kabul edilerek istinaf başvurusu üzerine esastan inceleme yapılmış ve istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Hatta bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından CMK 308/A maddesi gereğince yapılan itiraz üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından oy çokluğu ile itirazımızın reddine karar verilmiştir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 35/3, 40/6 maddeleri gereğince, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesi kararları ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesi kararı ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesi tarafından benzer konularda verilmiş olan ve yukarıda belirtilen hükümler arasında uyuşmazlık bulunduğu" gerekçeleri ile uyuşmazlığın giderilmesi hususunda Başkanlar Kurulundan taleple bulunulduğu anlaşılmıştır. B) Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu Kararı ve Gerekçesi Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısının dilekçesinde belirtilen kararlar incelendiğinde; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin 10/02/2023 tarihli 2022/408 esas-2023/369 karar sayılı kararı ile Samsun 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2021 tarihli 2021/704 esas-2021/789 karar sayılı, tehdit suçundan ( hükmün açıklanması suretiyle ) verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine CMK'nın 280/1-a, 286/2-a maddeleri gereğince kesin olarak karar verildiği, bu karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Emin Karagişi tarafından 15/02/2023 tarihli 2023/158 itiraz değerlendirme nolu dilekçe ile; "Sanık Özkan Temiz hakkında tehdit suçundan açılan kamu davası üzerine Samsun 7.Asliye Ceza Mahkemesince 2021/704 esas ile yapılan yargılama sonunda "sanığın mahkumiyetine" karar verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Samsun BAM 6.Ceza Dairesinin 2022/408 esas sayılı dosyası ile "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği görülmüştür. Sanığa isnat edilen suç TCK 106/1-1.cümle kapsamında tehdit suçu olup CMK 251 maddesi gereği "basit yargılama usulüne" tabidir. Samsun 7.Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak mahkumiyet kararı verildiği ve CMK 251/4 maddesi gereği yasal imkan ve şartlar dahilinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiği, sanığın itiraz etmemesi üzerine kararın kesinleştiği, ancak sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle ihbar üzerine yine basit yargılama usulü kapsamında verilen hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Basit yargılama usulü CMK 251 maddesinde düzenlenmiş olup bu kararlara karşı kanun yolu olarak da CMK 252 maddesinde özel olarak "itiraz" kanun yolu benimsenmiştir. Yasal olarak tanınan şartlar dahilinde HAGB kararı verilmiş olması kanun yolunu değiştirmeyecektir. Yerel mahkemece hükmün açıklanmasına dair kararda kanun yolu olarak "istinaf" kanun yolunun gösterilmiş olması özel olarak düzenlenmiş CMK 252 maddesi hükmünü bertaraf etmeyecektir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi'nin 2022/2252 esas ve 2022/1505 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sanık hakkında "basit yargılama usulü" uygulanmak suretiyle verilen mahkumiyet kararının istinaf kanun yoluna tabi olmadığı, CMK 252 maddesi gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu, dolayısı ile kararın incelenmeksizin iadesi gerekirken "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçeleri ile itirazda bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin 22/02/2023 tarihli ek kararı ile "İtiraza konu uyuşmazlığın değerlendirilebilmesi için öncelikle basit yargılama hükümlerinde "itiraz" kurumuna ilişkin açıklama yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Basit yargılama sonunda verilen hükme itiraz edilebilecektir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir (CMK m.252/1). Bu bağlamda verilen hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir (CMK m.251/5). Kanun koyucu basit yargılama sonunda verilen hükme karşı ise açıkça itiraz yolunu kabul etmiştir. Bununla birlikte burada belirtilen itiraz özel bir itiraz usulüdür. Basit yargılama hükmündeki itirazın sonucu hükmüne itiraz edilen mahkemece duruşma açılması ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasıdır. Buna ilişkin CMK m.252/2 hükmü şu şekildedir; “itiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” Basit yargılama usulü sonunda verilen hükme itiraz edildiğinde, mahkeme tarafından genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmaktadır. Genel muhakeme usulüne göre yapılacak yargılama sonunda kurulan hükme karşı kanun koyucu “…verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir (CMK m.252/5).” şeklinde açık bir düzenleme yapmıştır. Basit yargılama usulüne göre kurulan hükme karşı itiraz edilmemişse hüküm kesinleşir. Bu hüküm tıpkı genel yargılama usulünde olduğu gibi kesin hükme bağlanan tüm neticeleri doğurur. Bu nedenle basit yargılama usulü ile verilen mahkumiyetler, tekerrüre esas alınabilir. Basit yargılama usulüne göre mahkeme, koşulları bulunması halinde ve sanık açıkça karşı çıkmazsa, verilen mahkumiyet hükmü bakımından CMK m.231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da verebilmektedir. Bu hususları düzenleyen CMK m.251/4 hükmü şu şekildedir; “mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut olayda; sanık hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31/03/2021 tarih ve 2021/4356 esas sayılı iddianamede tehdit suçundan TCK'nun 106/1-1.cümlesi gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, dosyanın tevzii edildiği Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesince 12/04/2021 tarihinde yapılan tensiple basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek, sanığa ve müştekiye CMK'nun 251/2. maddesinde öngörülen hususları içeren tebligatın çıkartıldığı, sanığın 29/04/2021 tarihli dilekçe ile yazılı savunmada bulunduğu, müştekiye ise davetiyenin tebliğ edilemediği, Mahkemece, 21/06/2021 tarihinde sanığın tehdit suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle mahkumiyetine, kurulan mahkumiyet hükmünün ise açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın müştekiye 17/07/2021; sanığa 25/06/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara sanık ve müşteki tarafından itiraz edilmemesi üzerine, kararın 04/09/2021 tarihinde kesinleştiği, CMK'nun 231/8. Maddesinde öngörülen 5 yıllık denetim süresinin başladığı, sanığın denetim süre içinde 02/10/2021 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediği, bu suçtan verilen hükmün 23/10/2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hükme bağlı olarak ihbarda bulunulması üzerine mahkemece sanık hakkında geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği, verilen karara karşı sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizce dosyanın incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklamalar bölümünde de değinildiği üzere; Basit yargılama usulündeki itirazın amacı hükmüne itiraz edilen mahkemece duruşma açılması ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasının sağlanmasıdır. Sanık hakkında basit yargılama hükümleri uygulanmak suretiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmiştir. Ancak, sanık yasal süresi içinde mahkemesine itiraz ederek, mahkemesince duruşma açılması ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılması için "itirazda" bulunmamıştır. Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kesinleşmiştir. Kesinleşen karara bağlı olarak denetim süresi başlamıştır. Sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine verilen hükmün açıklanmasına ilişkin karara yönelik sanık tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun CMK'nun 251/2. maddesinde düzenlenen "duruşma açılarak ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasını sağlamaya yönelik" itiraz olarak kabul etme imkanı bulunmamaktadır. Sanığın başvurusu mahkumiyet hükmüne yönelik "istinaf başvurusu" niteliğinde olduğu açıktır. Zira basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanık tarafından itiraz edilmeyerek, bu hak kullanılmamış ve basit yargılama usulünde öngörülen CMK'nun 251/2. maddesindeki safha geçilmiştir. Hüküm kesinleşmiştir. Kesinleşen hükmün sonuçlarını doğurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının görüşü benimsendiği takdirde, kanun koyucu tarafından öngörülmeyen, sanık tarafından kullanılmayan hak sanığa basit yargılamada öngörülen sistematiğe aykırı şekilde yeniden bir kez daha verilmiş olacaktır. Ayrıca kesinleşen hükme bağlı olarak ortaya çıkan hukuki sonuçlar ortadan kalkacaktır. Örneğin sanığın 5 yıllık denetim süresi nasıl ne zaman başlayacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle geri bırakılan hüküm nasıl açıklanacaktır. Bu soruların izahı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; sanığın istinaf başvurusunun incelenerek esastan reddine verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleri ile dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 03/03/2023 tarihli 2023/58 esas-karar sayılı kararı ile; "İlk derece mahkemesinin 2021/704 esas-2021/879 karar sayılı dosyası, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin 10/02/2023 tarih 2022/408 esas-2023/369 karar sayılı kararı itiraz gerekçeleri yönünden değerlendirildiğinde, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık tarafından itiraz edilmeyerek, bu hak kullanılmayarak basit yargılama usulünde öngörülen CMK'nın 251/2.maddesindeki safhanın geçildiği ve kararın kesinleşerek sonuç doğuracak hale geldiğinin kabulü gerektiği, kanun koyucu tarafından basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile genel yargılama hükümleri uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının nitelikleri arasında farklı bir düzenlemeye yer verilmediği, kanun koyucu tarafından öngörülmeyen, sanık tarafından kullanılmayan itiraz hakkının basit yargılama usulünde öngörülen sistematiğe aykırı şekilde yeniden bir kez daha verilerek sanık tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun CMK'nın 251/2 maddesinde düzenlenen" duruşma açılarak ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasını sağlamaya yönelik "itiraz olarak kabul etme imkanı verecek bir kanuni düzenlemenin bulunmadığı, bu hali ile sanığın açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün açıklanmasına ilişkin hükme yönelik başvurusunun istinaf başvurusu olarak kabulü ile inceleme yapılması gerektiği anlaşıldığı" gerekçeleri ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının itirazının reddine oy çokluğu ile karar verildiği anlaşılmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 26/01/2023 tarihli 2022/3570 esas-2023/274 karar sayılı kararı ile; Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2023 tarihli 2021/911 esas-2022/1279 karar sayılı, ( hükmün açıklanması suretiyle ) mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusuna karşılık "sanık Mehmet Yapıcı hakkında trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle CMK'nın 251 maddesi uygulanarak basit yargılama usulüne göre verilen mahkumiyet kararına CMK'nın 252/2-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusu mümkün olmayıp mahkemesince itirazın değerlendirilmesinin gerektiği ve bu aşamada istinafa konu edilemeyeceği anlaşılmakla, itiraz konusunda ilgili mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığı" gerekçeleri ile dosyanın gereği için mahal mahkemesine tevdiine kesin olarak karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 09/03/2023 tarihli 2023/3 esas-2023/435 karar sayılı kararı ile; Alanya 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2022 tarihli 2022/289 esas-2022/559 karar sayılı, ( hükmün açıklanması suretiyle ) mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusuna karşılık "7188 sayılı Yasanın 25 maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 252 maddesinin Basit yargılama usulünde itiraz" başlığı altında yeniden düzenlendiği, maddenin 1. fıkrasında; "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebileceği, süresi içinde itiraz edilmeyen hükümlerin kesinleşeceği", 2. fikrasında da "İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılacağı ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunacağı, taraflar gelmese bile duruşma yapılacağı ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebileceği, taraflara gönderilecek davetiyede bu hususun yazılacağı, duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmayacağı ve itiraz edilmemiş sayılacağının" belirtildiği, Alanya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarih ve 2021/213 esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlemesi nedeni ile eylemine uyan TCK'nın 179/3-2, 62, CMK'nın 251/1-3 maddeleri gereğince neticeden 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.12.2021 tarihinde kesinleştirildiği, (sanığın bu hükmün kesinleştirilmesine ilişkin itirazının bulunduğu, ancak değerlendirilmenin yapılmadığı,) sanığın 02.01.2022 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlemesi nedeni ile Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/416 Esas, 2022/433 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına ve daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı hükmün açıklanması için ihbarda bulunulması üzerine açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hükmün aynen açıklandığı, hükümde sanık hakkında 7188 sayılı Yasa ile değişik 251/3- son cümlesinin uygulandığı ve sanık hakkında verilen temel cezadan 1/4 oranında indirim yapıldığı, bu hali ile sanık hakkında verilen kararın 7188 sayılı Yasanın 25 maddesi ile değişik 252 maddesi gereğince itiraz yasa yoluna tabi olduğu, itirazın kararı veren mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından " gerekçeleri ile itirazın değerlendirilmesi için mahal mahkemesine tevdiine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin 15/02/2023 tarihli 2023/413 esas-2023/360 karar sayılı kararı ile; ... 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2022 tarihli 2022/638 esas-2022/667 karar sayılı, ( hükmün açıklanması suretiyle) mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusuna karşılık "sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası dosyasının, Mahkemenin esasına kaydedilmesinden sonra tensiben CMK'nın 251. Maddesi gereğince basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek sanığa bu hususta ihtarlı davetiye tebliğ edildiği, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın TCK'nın 179/3. Maddesi delaletiyle 179/2, 62 ve CMK'nın 251/3. Maddeleri gereğince sonuç olarak 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 31/01/2022 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 10/03/2022 tarihinde başka bir "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçu işleyip ... 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 202/894 Esas 2022/1246 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle mahkemesine yapılan ihbar üzerine, dosyanın yeniden ele alınarak esasa kaydedildiği, duruşma açılarak 08/12/2022 tarihinde, CMK'nın 231/11. maddesi, CMK'nun 251/3 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ilişkin indirimi de içeren önceki hükmün aynen açıklanmasına dair 2022/638 Esas 2022/667 Karar sayılı kararın itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği ve bu karara karşı sanık tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine ... 6. Asliye Ceza Mahkemesince 12/12/2022 tarih 2022/638 Esas sayılı kararla itirazın reddine ve itirazın incelenmek üzere ... Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği, itiraz evrakını inceleyen ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 16/12/2022 tarih 2022/1993 D.İş karar sayılı karar ile verilen kararın istinafa tabi kararlardan olduğundan bahisle itiraz ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kararın itiraza tabi kararlardan olduğu belirtilerek dosyanın itirazı incelemek üzere ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne (Nöbetçi) gönderildiği, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce itiraz incelemesinin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiğinden bahisle dosyanın mahkemesine iadesine karar verdiği, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesince bu kez dosyanın ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince de 26/01/2023 tarih 2023/88 D.İş sayılı karar ile "hükmün basit yargılama usulüne göre verilen bir hüküm olduğu bu durumda CMK 251/2 maddesi gereğince itiraz edilmesi halinde hükmü veren mahkemece duruşma açılarak CMK 252/2 maddesi gereğince işlem yapılması gerektiğinden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesine rağmen dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmişse de; Dosya ile ilgili ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2023 tarih 2023/88 sayılı kesin kararı gereğince itiraza ilişkin Mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği " gerekçeleri ile dosyanın mahalline incelenmeksizin iadesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Başkanlar Kurulu toplantısında yapılan değerlendirmede; çoğunluk görüşünün, daha önce CMK 308/A maddesi gereğince yapılan itiraz üzerine yukarıda ayrıntısı ile yer verilen 03.03.2023 tarihli 2023/58 esas-karar sayılı karar ile aynı doğrultuda, yani; CMK'nın 251.maddesine göre ilk derece mahkemesince basit yargılama usulü uygulanarak CMK'nın 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının CMK'nın 252/1 maddesine göre usulüne uygun şekilde kesinleşmesi sonrasında CMK'nın 231/8 maddesi gereğince belirlenen denetim süresi içinde kasten suç işlenmesi halinde dosyanın yeniden ele alınarak CMK'nın 231/11 maddesine göre hüküm açıklandığında, açıklanan mahkumiyet hükmüne yönelik kanun yolu başvurusunun CMK'nın 272/1 maddesine göre istinaf olarak kabulü gerektiği yönünde olduğu belirlenmekle birlikte, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin bahse konu kararı ile, CMK'nın 252.maddesine göre itiraz olarak kabulü ile değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşıldığından, uygulamada belirtilen hükümlere yönelik farklılığın ortadan kaldırılması, kanun yolu ile ilgili birliğin sağlanması için uyuşmazlığın giderilmesinin Yüksek Yargıtay'dan 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun Görevleri başlıklı 35.maddesi uyarınca dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. C) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Görüşü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı özetle, "Basit yargılama usulü uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ile kesinleşen ceza mahkemesi kararlarında, deneme süresi içinde sanığın yeniden suç işlemesi halinde hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, açıklanan hükmün istinaf yasa yoluna tabi olduğu şeklinde giderilmesi arz ve talep olunur.'' şeklinde görüş bildirmiştir. D) CMK'da Yer alan Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Yasal Düzenlemeler ve AYM İptal Kararı 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesi; "Basit yargılama usulü Madde 251- (1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.", 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yeniden düzenlenen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252. maddesi; "Basit yargılama usulünde itiraz" Madde 252 - (1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verilen hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca indirim uygulanır. (4) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir. (7) (Ek:2/3/2024-7499/17 md.)Birinci fıkradaki itirazın, yargılama giderine, vekâlet ücretine veya maddi hataya ilişkin olması hâlinde 268 inci maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir..", 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile yeniden düzenlenen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 5. maddesi ise; "Geçici Madde 5- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; a) 102 nci maddede yapılan düzenleme, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren üç ay sonra uygulanır. b) 236 ncı maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında yapılan düzenleme uyarınca kurulması gereken merkezler, en geç 1/9/2020 tarihine kadar faaliyete geçirilir. Bu tarihe kadar mevcut uygulamaya devam olunur. c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 01/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz. e) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz. f) 286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla aynı suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da uygulanır. Bu bendin uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin, 100 üncü madde uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir. g) 308/A maddesinde yapılan değişiklikle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca yapılan itirazların incelenmesine ilişkin getirilen usul, bu maddenin yayımlandığı tarihten önce itiraz yoluna başvurulup reddedilmiş olan itirazlar hakkında uygulanmaz. h) Aile mahkemeleri ile çocuk ve çocuk ağır ceza mahkemelerinde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal çalışma görevlilerine ilişkin düzenlemeler, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren altı ay sonra uygulanır." Hükümlerini içermekte iken; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 5/1-d maddesinde, basit yargılama usulünün uygulanamayacağını öngören "kovuşturma aşamasına geçilmiş" ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 16-33 sayılı kararıyla, Resmî Gazete'de yayımlandığı 19.08.2020 tarihinden itibaren iptal edilerek madde metninden çıkartılmıştır. Anılan hükümdeki, basit yargılama usulünün uygulanamayacağı öngörülen kararlara ilişkin "hükme bağlanmış" ibaresi ise Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 81-4 sayılı kararıyla; Resmî Gazete'de yayımlandığı 16.03.2021 tarihinden itibaren iptal edilerek madde metninden çıkartılmış, aynı maddede yer alan "kesinleşmiş" ibaresi yönünden yapılan itiraz başvurusunun ise reddine karar verilmiştir. 14.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251.maddesinin birinci fıkrasına "175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz." cümlesi eklenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 87-44 sayılı kararıyla; 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibarelerinin "seri muhakeme usulü" yönünden de Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş ve böylece adı geçen madde metinleri son şeklini almıştır. 7188 sayılı Kanun'un teklif metninin genel gerekçesinde; "...İyi ve etkin işleyen etkin bir ceza adalet sisteminin oluşturulması, hukuk devletinin temel amaçlarından birisidir. Bu amacın gerçekleşmesi bakımından, toplumdaki uyuşmazlıkların en kısa sürede, en az masrafla, en etkili ve tarafları tatmin eder bir biçimde sonuçlandırmak için alternatif çözüm yöntemlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, adil yargılanma hakkı ihlal edilmeksizin basit ve hızlı yargılama usullerinin geliştirilmesi yönünde mevzuat değişiklikleri yapılmaktadır. Kovuşturmanın mecburiliği ilkesine istisna oluşturan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, belirli bir ceza eşiğinin altında kalan suçlarda, mağdurun haklarının korunması ve tatminini sağladığı gibi failin eyleminin oluşturduğu haksızlık içeriği ile yüzleşmesine ve bunu telafi etmesine imkân sağlamaktadır. Hızlı ve maliyet-etkin çözümler üreten bu usuller özellikle ilk kez suç işleyenlere bir şans tanıyarak failin ceza muhakemesinin erken aşamalarında yeniden sosyalleşmesini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca geleneksel dava yollarına karşı geliştirilen alternatif yöntemler, yargı mercilerinin artan iş yükünün hafifletilmesi amacına da hizmet etmekte, daha karmaşık ve ağır suçlar için ihtiyaç duyulan zaman ve mali kaynağa tasarruf sağlamaktadır...", Anılan Kanun'un teklif metninin 24. maddesine dair gerekçede; "...Ceza yargılaması sistemimizde tek bir yargılama usulü öngörülmüş olup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından uygulanan yargılama usulü ile bir ay hapis cezası öngörülen suçlar için uygulanan yargılama usulü aynıdır. Başka bir ifadeyle, basit suçlarla ağır suçlar arasında bir ayrım yapılmadan duruşma açmak suretiyle aynı yargılama usulünün tüm prosedürlerinin uygulanması kabul edilmiştir. Bu durum ağır suçların yargılamasına daha az vakit ve emek ayrılmasına sebebiyet vermektedir. Mukayeseli hukukta suçların önem derecesi, olayların karmaşık olup olmaması, çözümünde hukuki ve olgusal herhangi bir sorunla karşılaşılmaması, tanık dinletmenin zorunlu olup olmaması gibi hususlar nazara alınarak farklı yargılama usullerine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır... ...Artan iş yükü karşısında ceza yargılaması sistemimizde değişiklik yapılarak bazı suçlar yönünden alternatif yargılama usullerinin getirilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Alternatif yargılama usullerinin getirilmesinin, yargılamayı hızlandıracağı, yargının iş yükünü hafifleteceği ve kaynakların verimli kullanılmasına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir...", Teklif metninin 31. maddesine ilişkin gerekçede ise; "...Ceza Muhakemesi Kanununun 250, 251 ve 252. maddelerinde ilk defa düzenlenen yargılama usullerine ilişkin hükümlerle ilgili olarak uygulamacı hakim ve savcıların eğitimlerinin tamamlanabilmesine imkân tanımak amacıyla söz konusu hükümlerin uygulama tarihi altı ay sonraya bırakılmaktadır. Aynı süre içinde 250'nci maddeye göre çıkarılması öngörülen yönetmeliğin de hazırlanması öngörülmektedir. Diğer yandan bu usullerin uygulanmaya başlandığı tarihten önce genel hükümlere göre kovuşturulmasına başlanarak duruşma açılan veya karar verilen dosyaların yine genel hükümlere göre sonuçlandırılması gerekmektedir. Tüketilmiş evreler bakımından bu usullerin uygulanması söz konusu olmayacaktır...", Şeklindeki açıklamalara yer verilmek suretiyle; basit yargılama usulünün getirilme amacının, nispeten hafif ceza öngörülen bazı suçların yargılamaları sırasında, mahkemelerin iş yükünün azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması ile yargılamanın taraflarının tatmin edilmesini sağlayacak şekilde hızlı ve adil sonuçlar elde edilmesi olduğu belirtilmiş, bu kuralların tüketilmiş evreler bakımından uygulanmayacağına işaret edilmiştir. Basit yargılama usulü, genel hükümlere göre yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen iddianamenin asliye ceza mahkemesi tarafından kabul edilmesinden sonra, CMK'nın 175. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlenmesinden önce ve sanığın üzerine atılı suçun kanunda öngörülen yaptırımının adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi durumunda mahkemenin takdirine bağlı olarak uygulanan, uygulanması hâlinde mahkemece iddianamenin sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerinin istendiği, aynı zamanda mahkemenin bu süre içerisinde toplanması gereken belgeleri, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep ettiği, neticesinde mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, TCK’nın 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, CMK’nın 223. maddesinde belirtilen kararlardan birine hükmedilen ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim yapılan alternatif bir çözüm yöntemidir. Basit yargılama usulünün uygulanabilirliğine ilişkin temel ölçütlere CMK’nın 251. maddesinde yer verilmiştir. Bunlardan bazıları suçun vasfına ilişkin objektif ölçütler iken, bazıları sanığın şahsına ait kusurluluğu etkileyen hâller, diğer bir kısmı ise yargılama makamının değerlendirmesi ve takdirine bağlı ölçütlerdir. Maddenin bir, yedi ve sekizinci fıkralarında basit yargılama usulünün uygulanacağı suçlara dair objektif sınırlar çizilmiştir. Buna göre basit yargılama usulünün uygulanabilirliği için; a- İddianamenin kabulü ile birlikte kovuşturma evresine geçilmesi ve CMK'nın 175. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma gününün belirlenmemiş olması (f.1), b- İddianameye konu suçun; 1- Yargılamasının asliye ceza mahkemesince yapılıyor olması (f.1), 2- Adli para cezası ve/veya üst sınırı iki yıl ya da daha az süreli hapis cezası ile cezalandırılması (f.1), 3- Soruşturulması veya kovuşturulmasının izne ya da talebe bağlı olmaması (f.7), 4- Basit yargılama usulü kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olmaması (f.8) Şeklindeki objektif şartlar gerekmektedir. Ayrıca mezkûr maddenin yedinci fıkrasında ise yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hâllerinde basit yargılama usulünün uygulanması kabul edilmemiştir. Kusurluluğu etkileyen bu hâllerde, faillerin özel durumları sebebiyle delillerin duruşmada tartışılmasının ve taraf beyanlarının bizzat hâkim tarafından alınmasının gerekli görüldüğü gerekçesiyle basit yargılama usulünün uygulanamayacağı düzenlenmiştir Basit yargılama usulüne dair objektif şartlarının sağlanması ve kusurluluğu etkileyen hâllerin de olmaması durumunda aranacak son ölçüt, mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmesi diğer bir deyişle duruşma açılmasının gerekli görülmemesidir. Zira basit yargılama usulünün uygulanmasını tercih etmek mahkemenin takdirindedir. Kanun koyucu, her somut olayda duruşma açılmasının gerekip gerekmediğini gözetemeyeceği için duruşma gerekliliğine dair tercihi isabetli olarak hâkime bırakmıştır. Bu kapsamda, mahkemece basit yargılama usulünün tercih edilmesinden sonra gerekli görülmesi hâlinde hüküm verilinceye kadar her aşamada bu usulden vazgeçilmesine ve duruşma açılarak genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilmesine de imkân tanınmıştır (... Şahin, Ceza Muhakemesinde Basit Yargılama, Doktora Tezi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Ankara 2022, s. 98-99). Diğer taraftan 7331 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile CMK'nın 251. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz." cümlesinin yürürlüğe girdiği 14.07.2021 tarihinden sonra asliye ceza mahkemesince CMK'nın 175. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlenmiş ise basit yargılama usulünün uygulanamayacağı hususunun da dikkate alınması gerekmektedir.'' 11.10.2023 tarihli ve 32336 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandıktan dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği kabul edilen Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli ve 79-113 sayılı kararıyla; CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un; 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlenen 251. maddesinin; (1), (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı fıkraları ile (7) numaralı fıkrasında yer alan "yaş küçüklüğü" ibaresinin ve 25. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlenen 252. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına, (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin ise Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, aynı fıkranın diğer cümleleri ile maddenin (3), (4), (5) ve (6). fıkralarının iptallerine karar verilmiştir. CMK'nın 252. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olup olmadığı hususunda değerlendirme yapan Anayasa Mahkemesi anılan kararında; "162. 5271 sayılı Kanun’un 252. maddesinin itiraz konusu (1) numaralı fıkrasında basit yargılama usulüne göre verilen karara yönelik itirazın usul ve sonuçları düzenlenmiştir. 163. Anılan fıkranın birinci cümlesinde 251. madde uyarınca verilen hükümlere itiraz edilebileceği, ikinci cümlesinde ise söz konusu karara süresi içinde itiraz edilmemesi hâlinde kararın kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. 164. Kuralda basit yargılama usulüne göre verilecek hükümlere karşı hukuki bir çare olarak itiraz yolunun öngörülmesi hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olduğu gibi Anayasa’nın 40. maddesinin bir gereğidir. Ayrıca anılan fıkranın ikinci cümlesinde basit yargılama usulüne göre verilen karara taraflarca itiraz edilmemesinin hükmün kesinleşmesi sonucunu doğurmasının öngörülmesi de kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Bu yönüyle kurallarda hukuk devletine aykırı bir yön bulunmamaktadır." şeklindeki benzer gerekçelerle anılan fıkranın Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olmadığına hükmetmiştir. Yine ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2023 tarih ve 2023/7-221 Esas 2023/351 Karar,17.11.2020 tarih ve 2019/3-19 Esas 2020/464 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması esas itibarıyla bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan, bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması hâlinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması hâlinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmüdür. Somut uyuşmazlığa gelinecek olursa, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hüküm, bilahare davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde varlık kazanacağından sonradan hükmün açıklanmasıyla varlık kazanan hüküm basit yargılama usulüyle verilen hüküm olup, mahkemece basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara karşı başvurulabilecek kanun yolu ise, 5271 sayılı CMK’nın 252/1. maddesinde "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklinde açıkça "itiraz" olarak belirtilmiştir. Görüldüğü üzere ceza muhakemesinde kanun yolu, tarafların istemlerine göre değil, kanunun sistematiği ve normları dikkate alınarak belirlenmelidir. Kanunda, basit yargılama usulüyle verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolu hiçbir istisnaya yer vermeksizin açıkça itiraz olarak belirtilmiş olduğundan mahkemece verilen karar 5271 sayılı CMK'nın 252/1 maddesi gereğince itirazı kabil olup, istinafının mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nun 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, itiraza ilişkin mahkemesince değerlendirme yapılmak üzere, dosyanın mahalline iadesi yönündeki Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.01.2023 gün ve 2022/3570 Esas, 2023/274 Karar sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.02.2023 gün ve 2023/3 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.02.2023 gün ve 2023/413 Esas, 2023/360 Karar sayılı kararı usul ve Yasa'ya uygun olduğu değerlendirilmiştir. E) Gereği Görüşülüp Düşünüldü: 1. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 35. maddesi uyarınca; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin 10/02/2023 tarihli ve 2022/408 esas, 2023/369 karar sayılı sanık hakkında basit yargılama usulünce yargılama yapılıp hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanığın daha sonra suç işlemesi nedeniyle basit yargılama usulünce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar ve bu karara yapılan itiraz üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 03/03/2023 tarihli ve 2023/58 esas-karar sayılı kararı ile verilen ‘‘sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık tarafından itiraz edilmeyerek, bu hak kullanılmayarak basit yargılama usulünde öngörülen CMK'nın 251/2.maddesindeki safhanın geçildiği ve kararın kesinleşerek sonuç doğuracak hale geldiğinin kabulü gerektiği, kanun koyucu tarafından basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile genel yargılama hükümleri uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının nitelikleri arasında farklı bir düzenlemeye yer verilmediği, kanun koyucu tarafından öngörülmeyen, sanık tarafından kullanılmayan itiraz hakkının basit yargılama usulünde öngörülen sistematiğe aykırı şekilde yeniden bir kez daha verilerek sanık tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun CMK'nın 251/2 maddesinde düzenlenen "duruşma açılarak ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasını sağlamaya yönelik" itiraz olarak kabul etme imkanı verecek bir kanuni düzenlemenin bulunmadığı, bu hali ile sanığın açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün açıklanmasına ilişkin hükme yönelik başvurusunun istinaf başvurusu olarak kabulü ile inceleme yapılması gerektiği’’ne ilişkin kararının usul ve yasalara aykırı olduğunun tespiti ile; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.01.2023 gün ve 2022/3570 Esas, 2023/274 Karar sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.02.2023 gün ve 2023/3 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.02.2023 gün ve 2023/413 Esas, 2023/360 Karar sayılı kararı ile verilen özetle; "Sanık hakkında basit yargılama usulünce yargılama yapılıp hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanığın daha sonra suç işlemesi nedeniyle basit yargılama usulünce verilen kararın açıklandığı, açıklanan hükümde 5271 sayılı CMK'nın 251/3 maddesinin uygulandığı, bu hali ile istinaf incelemesi yapılmak üzere gönderilen hükmün itiraz yasa yoluna tabi olduğuna'' ilişkin kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu yönünde uyuşmazlığın giderilmesi talebinin KABULÜ İLE, 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarih ve UG - 2023/52884 sayılı ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 07.04.2023 gün ve 2023/2 sayılı görüşleri doğrultusunda, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi arasındaki UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNE, 2. Dosyanın talepte bulunan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 3. Karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemelerinin Ceza Dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla