Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/3622 E. , 2024/10780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1445 E., 2021/1370 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28/05/2024 tarihli ve 2022/9928 Esas, 2024
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/3622 E. , 2024/10780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1445 E., 2021/1370 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28/05/2024 tarihli ve 2022/9928 Esas, 2024/6779 Karar sayılı kararı. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 28/05/2024 tarihli ve 2022/9928 Esas, 2024/6779 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2024 tarihli ve KD-2021/90437 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet savcılığı ile dairemiz arasında oluşan uyuşmazlık; yağma suçunun mu yoksa sair tehdit suçunun mu oluştuğu hususuna ilişkindir. Dosya kapsamına göre; Sanıkların katılan ...’e sarfettiği söz ve davranışlar değerlendirildiğinde fiilen tehditkâr bir tavır içerisinde oldukları, katılanlarla yaptıkları whatsapp yazışma içeriklerinin de katılanlar üzerinde baskı kurduklarını gösterdiği, bununla birlikte somut olayda katılanların içinde bulunduğu ortam ve yaşadığı olaylar nazara alındığında, yağma suçunun unsuru olan tehdit boyutuna ulaştığının kabul edilmesi gerektiğinden bahisle bozma ilâmının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Katılan ... Akdeniz’in Türkmenistan uyruklu olup Türkiye’den satın aldığı tekstil ürünlerini Türkmenistan’da satarak geçimini sağladığı, bu süreçte temyiz dışı sanık ... ’dan aldığı borç para karşılığında senet verdiği, borcunu kısım kısım ödeyerek tekrar borç aldığı ve ödemeye devam ettiği, aralarında yeni senetler düzenlendiği ancak katılan ...’ın ticari işlerinde yaşadığı sıkıntı nedeniyle ...’e olan borcunu ödeyememesi üzerine 16.03.2016 tarihinde temyiz dışı sanık ...’le Ataköy’de buluştuğu, bu görüşmede ...’in katılana borç verdiği paraları ... isimli bir tefeciden aldığını, katılanı ... isimli kişinin yanına götüreceğini ve burada alıkonacağını, ayrıca sonraki günlerde katılana hitaben “evlendim dediğin adamı da buldum, kocana söyleyeceğim, seni süründüreceğim” şeklinde sözler sarfederek tehdit ettiği, bu aşamada katılan ...’ın daha önceden tanıdığı ve bir müddet arkadaşlık yaptığı sanık ...’tan yardım istediği, sanık ...’ın katılandan temyiz dışı sanık ... ’ın telefon numarasını ve aralarındaki alışveriş ile ilgili bilgileri öğrendiği, katılana yardımcı olacağını, bu işi halledeceğini söylediği, ilerleyen günlerde sanık ... ve diğer sanıkların temyiz dışı sanık ... ile görüşerek katılan ...’ın borçları karşılığında 15.000 Dolar para verme teklifinde bulundukları ancak ...’in bu teklifi kabul etmediği, bir süre sonra sanık ...’ın bu kez katılan ...’ı arayarak temyiz dışı sanık ... ile katılanı biraraya getirerek yüzleştirme yapacağını söylediği ve Bahçelievlerdeki bir galeriye davet ettiği,bu görüşmede de ... Balaban’ın katılanın aldığı borç karşılığında kendisine 15.000 dolar ödenmesini kabul etmediği ve işyerinden ayrıldığı, ayrıca sanıkların bu görüşmede katılan ...’a çarşamba gününe kadar parayı ayarlamasını söyledikleri, sonraki günlerde sanık ... ve ...’in katılanı arayarak parayı hazır edip etmediğini sordukları, katılan ...’ın parayı hazır edememesi nedeniyle yaşadıklarını eşi olan diğer katılan ...’e anlattığı, katılan ...’in sanıklarla görüşmek üzere suç tarihi olan 08.06.2016 günü sanık ...’ün işyerine gittiği, diğer sanıkların da aynı işyerinde bulunduğu, sanıkların katılan ...’ten katılan ...’ın ...’e olan borcunu istediklerini, katılan ...’in bu parayı ödeyemeyeceğini belirtmesi üzerine sanık ...’in katılan ...’in üzerine yürüyerek “sen ne demek istiyorsun, biz senin eşine kefil olduk, parayı bulup vereceksin” şeklinde sözler sarfettiği, aynı esnada diğer sanıkların da katılana hitaben parayı ödemesi gerektiğini, aksi takdirde sonuçlarının kötü olacağını ifade ederek tehdit ettikleri, katılanın sanıklara hitaben “siz mafya mısınız, eğer mafyalık yapıyorsanız emniyeti buraya çağırırım.” dediği, buna rağmen katılan ...’in içinde bulunduğu ortam, eşinin yanında olması, sanıklar tarafından kendisine karşı kasten yaralama eyleminin gerçekleşmesinden korktuğu için kredi kartını sanık ...’e verdiği, sanık ... ve katılan ...’ın aynı işhanında bulunan bir kuyumcuya giderek 250,00 TL komisyon ödemek suretiyle 10.000,00 TL para aldıkları, bu miktarı kredi kartıyla alışveriş yapmış gibi gösterdikleri, katılanların ödeme yaptıktan sonra sanıkların yanından ayrılabildiği ve Emniyet Müdürlüğüne giderek müracaatta bulundukları, bu şekilde sanıkların yağma sununu işlediği anlaşılmıştır. Sanıkların katılan ...’e sarfettiği söz ve davranışlar değerlendirildiğinde fiilen tehditkâr bir tavır içerisinde oldukları, katılanlarla yaptıkları whatsapp yazışma içeriklerinin de katılanlar üzerinde baskı kurduklarını gösterdiği, bununla birlikte somut olayda katılanların içinde bulunduğu ortam ve yaşadığı olaylar nazara alındığında, yağma suçunun unsuru olan tehdit boyutuna ulaştığının kabul edilmesi gerektiği, bu anlamda sadece sanıkların sarfettiği sözler esas alınarak sair tehdit niteliğinde olduğuna dair kabulün isabetli olmadığı, bununla birlikte katılandan alınan paranın temyiz dışı sanık ...’e verilmediği gibi ...’in beyanına göre bu süreçte borcun miktarına ilişkin görüşmelerde sanıklar tarafından tehdit edildiği, sanıkların katılanlardan alacaklarının olmadığı, sanki arabulucuk yapacak gibi bir intiba uyandırarak kendi çıkararına hareket ederek katılanlardan tehdit ile para aldıkları ve nitelikli yağma suçunu işledikleri nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay6. Ceza Dairesinin 28/05/2024 tarihli ve 2022/9928 Esas, 2024/6779 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/1445 Esas, 2021/1370 Karar sayılı kararında sanık müdafiince belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.