İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/4011 Karar: 2024/9919 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4011 K.2024/9919

6. Ceza Dairesi 2024/4011 E. , 2024/9919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1867 E., 2022/44 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2022/15054 Esas, 2024/8456 Karar

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/4011 E. , 2024/9919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1867 E., 2022/44 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2022/15054 Esas, 2024/8456 Karar

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/4011 E. , 2024/9919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1867 E., 2022/44 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2022/15054 Esas, 2024/8456 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2024 tarihli ve 6-2021/151104 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi kapsamında yer alan teşebbüs hükmünün uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın nitelikli yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, suça konu eşyaların şikayetçilerin direnci tam olarak kırılmadan ve hakimiyet alanlarından çıkmadan kolluk tarafından sanıktan geri alındığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2022/15054 Esas, 2024/8456 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.10.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Yağma suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 148 inci maddesinin gerekçesi incelendiğinde, suçun tamamlanabilmesi için, mağdurun suç konusunu oluşturan mal üzerinde zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız ... gelmesi gerekli ve yeterlidir. Suç cebir ve tehdit kullanılarak işlendiğinden suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koyamayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliğinin sona erdiği muhakkaktır. Zira mağdur eşya üzerindeki tasarruf hakkını cebir ve tehdidin etkisiyle sonlandırmak zorunda kalmıştır. Bu aşamada mağdurun eşya üzerinde yeniden zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez. Teşebbüs hükümlerinin uygulanması bakımından hırsızlık suçundan bu yönüyle ayrılmaktadır. Bu nedenledir ki Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre, İran uyruklu olan şikâyetçiler ... ve ...'nin uyuduğu sırada sanık ...'ın hırsızlık amacıyla eve girdiği, sanığın şikâyetçi ...'e ait pasaport, Panasonic marka kamera, Wintouch marka tablet, Sony marka cep telefonu, 45 Tümen İran Parası ve 450,00 TL parayı aldıktan sonra suça konu eşyalarla evden çıktığı esnada şikâyetçilerin kapı sesine uyandıkları, evin dağınık olduğunu görünce şikâyetçi ...'in kapıyı açıp merdivenlerden aşağı baktığı, merdivenlerin boş olduğunu görmesi üzerine binadan aşağıya inerek sokağa çıktığı, sokağı kontrol ettikten sonra tekrar binaya girdiğinde binanın bodrum kat merdivenlerinde sanığı suça konu eşyalarla gördüğü, şikâyetçi ... eşyalarını geri almak istemesi üzerine sanık ile aralarında arbede yaşandığı, sanığın şikâyetçi ...'in boğazını sıkmak sureti ile basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sonrasında şikâyetçi ...'ın binanın dışına çıkarak kapıyı kapatıp bina içinde kalan sanığın kaçmasını engellediği, bu esnada diğer şikâyetçi ...'in de merdivenlerden aşağıya inerek sanığa müdahale ettiği, sanığın odun parçası ile şikâyetçi ...'e de saldırdığı ve onu da basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte yaraladığı, ihbar üzerine kolluk güçlerinin olay yerine intikal ettiği ve sanığı bina içinde yakaladıkları anlaşılan olayda, hırsızlık şeklinde başlayan sanığın eyleminin yağma suçuna dönüştüğü, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere cebir şiddet kullanılarak müştekilerin direncinin kırılması ve malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararı, bu karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve itiraz nedenlerinin isabetli olduğu düşüncesinde olduğumuzdan, yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına dair sayın çoğunluğun itirazın reddi kararına iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla