İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/4307 Karar: 2024/9563 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4307 K.2024/9563

6. Ceza Dairesi 2024/4307 E. , 2024/9563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2230 E., 2024/1869 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Sanık Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kur

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/4307 E. , 2024/9563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2230 E., 2024/1869 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Sanık Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kur

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/4307 E. , 2024/9563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2230 E., 2024/1869 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Sanık Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 07.12.2023 tarihli celsede katılan ... "Eve girer girmez telefonlarınızı bırakın dedi. Bizde masanın üzerine bıraktık. Bununda amacı polisi aramamızı engellemekti. Telefonları alma niyeti yoktu." şeklinde, katılan ... ise "...içeriye geçtik telefonlarımızı çıkarmamızı istedi. Çıkarıp masanın üzerine koyduk" şeklinde beyanları ile sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılanlardan telefonlarını bırakmalarını istediği, telefonları mal edinme kastıyla değil katılanların polisi aramalarını engelleme kastıyla istediği, katılan ...'un telefonu masanın üzerinde bulunmasına rağmen sanığın telefonu almadığı, katılan ...'in ise telefonunu cebine koyduğu, bu durumda sanığın yağma suçu yönünden faydalanma kastının bulunmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. İleri sürülen iddia ve savunmanın toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosyadaki mevcut delillerin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına elverişli olduğu anlaşıldığından diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.06.2024 tarihli ve 2024/2230 Esas, 2024/1869 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, I. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Olay günü saat 21.30 sularında katılan ...'un eski eşi olan ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan sanığın katılan ... ile oğlu katılan ...'in ikamet ettiği eve geldiği, kapıyı katılan ...'in açması üzerine sanığın elinde bıçak olduğu halde içeri girdiği, katılanların birlikte yaşadığı ikamete gittiği, kapıyı açan mağduru önüne katarak içeri girdiği, katılanların polisi aramalarına engel olmak için katılanlardan telefonlarını çıkararak masanın üzerine bırakmasını istediği, katılan ...'un da denileni yaptığı ve telefonu masaya bıraktığı, katılan ...'in ise telefonunu cebine koyduğu, katılan ...'un olayın başında sanığın sesini duyunca KADES uygulamasına bastığı, bu sırada sanığın katılan ...'a "beni bu evden gönderdin, seni öldüreceğim, kim gelirse gelsin, isterse polis gelsin, ya seni öldüreceğim ya da çocuğu öldüreceğim, bu evden ancak bir şartla giderim, kendini eve asacaksın, öldüğünü görüp öyle gideceğim" dediği, olaylar sırasında katılan ...'un tekrar KADES uygulamasına bastığı, polislerin kapıyı çalmalarına rağmen kapının açılmadığı, sanığın kapının açılmasına izin vermediği, 10-15 dakika kadar hürriyeti tahdidin sürdüğü, bu esnada katılan ...'un kapı açılırsa gelen polislere bir sorun olmadığını söyleyerek onları göndereceği konusunda sanığı ikna ettiği, bunun üzerine sanığın kapının açılmasına izin verdiği, kapının açılması üzerine katılanların bir anlık hamle ile gelen kapıdaki kolluk görevlilerine doğru koştukları, kolluk görevlilerince sanıktan kendisinde bıçak olup olmadığı sorulduğunda olduğunu söyleyerek cebinden bıçağı çıkararak rızaen kolluk görevlilerine teslim ettiği şeklinde gelişen olayda; sanığın tehdit kullanarak ve silahla katılanları hürriyetinden yoksun bıraktığına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. İleri sürülen iddia ve savunmanın toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosyadaki mevcut delillerin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına elverişli olduğu anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.06.2024 tarihli ve 2024/2230 Esas, 2024/1869 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla