İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/4702 Karar: 2024/11937 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4702 K.2024/11937

6. Ceza Dairesi 2024/4702 E. , 2024/11937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/70 E., 2024/251 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi 25.06.2024 gün ve 2024/70 E. 2024/251 K. sayılı hükmünce, Usul ve yasaya uygun bulunmayan Yargıtay 6. Ceza Dairesini 10.01.20

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/4702 E. , 2024/11937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/70 E., 2024/251 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi 25.06.2024 gün ve 2024/70 E. 2024/251 K. sayılı hükmünce, Usul ve yasaya uygun bulunmayan Yargıtay 6. Ceza Dairesini 10.01.20

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/4702 E. , 2024/11937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/70 E., 2024/251 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi 25.06.2024 gün ve 2024/70 E. 2024/251 K. sayılı hükmünce, Usul ve yasaya uygun bulunmayan Yargıtay 6. Ceza Dairesini 10.01.2024 tarih ve 2022/4023 Esas, 2024/276 Karar sayılı ilâmına uyulmayarak; usul ve yasaya uygun bulunan Mahkemenin 15.01.2019 tarih, 2017/206 Esas, 2019/4 Karar sayılı ilâmına DİRENİLMESİ ve TCK'nın 149/1-a-d, 35, 9 YIL HAPİS CEZASI TCK'nın 53/1, 58; TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2019 Tarih ve 2017/206 Esas - 2019/4 Karar sayılı hükmünce sanık ...'ın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 35. maddelerince 9 yıl hapis cezasına hükmedildiği, hükmün sanık müdafii tarafından İstinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.02.2020 gün ve 2019/1312 E. 2020/345 K. sayılı hükmünce sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, bu hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilerek incelenmek üzere kararın onanması talepli tebliğname ile Dairemize gönderilmiştir. Dairemizin 10.01.2024 tarihli ve 2022/4023 Esas, 2024/276 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına hükmedilmiştir. Bozma kararı neticesinde Dairemizin 10.01.2024 tarih ve 2022/4023 Esas, 2024/276 Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine ve İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli ve 2024/70 E. 2024/251 K sayılı ilâmı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d, 35, 53/1, 58. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: Somut olayda; suç tarihinden önce katılan ...'un sanık ...'ye araç sattığı, ancak bedelinin bir kısmını alamaması nedeniyle aracın devrini vermediği, bu arada sanık ...'nin cezaevine girip çıktığı, sonrasında sanık ...'nin zaman zaman aracın devrini istediği, katılan ...'un ise arabamı getir, parayı geri vereyim dediği, bu nedenle taraflar arasında bir husumet olduğu, suç tarihinde de her üç sanığın katılan ...'un iş yerine geldikleri, sanık ...'nin aracın devrini istediği ve katılan ...'un aracın parasını istediği, tarafların tartışmaya başladığı, katılan ...'un çalışan katılan ...'ya işaret yaparak polisi aramasını istediği, sonrasında sanık ...'nin diğer sanıklarla dışarı çıkmak istediği ancak katılan ...'un engel olmak istediği, sanığın kolundan tuttuğu ve vurduğu, bu sırada yaşanan arbedede katılanın elindeki anahtar ve telefonunu yere düştüğü ve geriye dönen sanık ... tarafından telefon ve anahtarın ...'ye ait olduğu zannedilerek alındığı, arbedenin iş yeri dışına taştığı, sanık ... ve sanık ...'in geldikleri araca bindikleri, sanık ...'nin de kendi aracına binmeye çalıştığı, yanına katılanın gelerek araç içerisinde sanığın gitmesini engelllemeye çalıştığı ancak araç üzerindeki anahtarın katılanın çalışanları tarafından alındığı ve sanığın anahtarı bulmak için araçtan inerek gitmesini engelleyen şikâyetçiler ..., ...'a ve ordakilere elindeki silahı doğrulttuğu, aracın anahtarını bulmak için elinde silahla katılanın işyerine yöneldiği ancak aracının anahtarını bulamayınca aracını bırakarak olay yerinde park halindeki şikâyetçi ...'ye ait motorsiklet ile diğer iki sanığın geldikleri araçla olay yerinden kaçtıkları, sanık ... ile ...'ın aralarındaki konuşma sonrası aldıkları telefon ve anahtarın ...'ye ait olmadığını anlayınca katılan ...'un telefon ve anahtarının sanık ... tarafından iade edildiği, katılan ...'nın hazırlıkta beyan ettiği ''her üç sanığın katılan ...'un iş yerine geldikleri, sanık ... ile katılan ...'un araç meslesi yüzünden tartışmaya başladığı, Masum'un ...'ye aracın borcunu öde ve devrini üzerine al deyince sanığın '' sana para vermiyorum, aksine ceza kestim bana 50.000 TL para vereceksin, aracın satışınıda vereceksin dedi'' şeklindeki ifadesine karşı Mahkemede "Ben suç tarihinde öğle saatlerinde müşteki 'a yemek getiriyordum, yan taraftaki komşular gelirken beni aradı, yalnız yanına tiplerini beğenmediğimiz 3 kişi geldi acele et sorun çıkabilir dediler ben dükkana geldiğimde 3 kişi oturuyorlardı, ... o esnada konuşuyordu, ...'ye benim arabamı getir dedi, ... de arabayı falan getirmeyeceğim sen bana araba ver ondan sonra ben sana arabayı getireceğim dedi, ...'nin sesi yükselmeye başlayınca bana 155 i ara diye işaret etti, ben telefonu çıkarırken bunlar anladılar ayağa kalktılar, huzurda bulunan sanıklar dışarıya çıktılar ...'de kapıdan çıkacağı sırada birdaha eline geçiremeyeceğini düşünerek onu tuttu, o sırada elinde bulunan telefon ve anahtar yere düştü, ... da onları alarak arabaya bindiler, ... arabayı çalıştırmaya çalışıyordu'' şeklindeki ifadesiyle tehditle para isteme olayını doğrulamadığı, sadece sanığın konuşurken sesini yükselttiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca katılan ...'un işyerindeki olayları görmüş gibi çalışan ... yerine kızı ...'a emniyette yalan ifade verdirdiği, ancak katılanın kızı ...'ın Cumhuriyet savcılığında ''olay yerinde olmadığını, müşteki olan babasının yönlendirmesiyle polise ifade verdiğini, görgüye dayalı bilgisi olmadığını olayları kameradan gördüğünü'' beyan etmiştir. Ayrıca sanık ile beraber iş yerine gelen beraat eden sanıklar ... ve ...'in hazırlık ve mahkemedeki savunmalarında '' işyerinde sanığın tehdit veya hakaretini görmediklerini aksine katılanın sanık iş yerinden çıkarken kolundan tuttuğunu ve sanık dışarıya çıkmaya yönelirken katılanın sanığa vurduğunu, arbede yaşandığını ve kendilerinin olay yerinden uzaklaştıklarını'' beyan etmişlerdir. Ayrıca iş yeri önündeki kamera kayıtlarına ve şikâyetçiler ..., ...'ın beyanlarına göre de; sanığın aracına bindiğinde katılanında araca binerek onun gitmesini engellemeye çalıştığı, tanıkların ikisini ayırmaya çalıştıkları, sanığın araçtan çıkarak silah çektiği ve motorla kaçtığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, Sanığın savunmalarında üzerine atılı yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmemesi, sanığın aşamalarda '' kaçmak için silah çektiğini ancak katılanı tehdit edip para istemediğini'' ifade etmesi, katılan ...'nın, şikâyetçiler ..., ...'ın beyanları, iş yeri önündeki kamera kayıtları, dosyadaki bilgi ve belgeler karşısında; sanığın kaçmasını engellemeye çalışan şikâyetçiler ..., ...'ın, ...'ya karşı olay yerinden kaçıp kurtulmak için silah çekmesinin meşru müdafaa veya meşru müdafaa sınırlarını aşıp aşmadığı, meşru müdafa sınırlarında değil ise ağır tahrik altında silahla tehdit suçunun işlenip işlenmediği hususları tartışılmadan, yağma suçunu işlediğine ilişkin, katılanın soyut beyanı ve diğer katılan ...'nın mahkemede doğrulamadığı iddiası dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın nitelikli yağma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin dairemizin bozmaya dair kararı yerindedir. Dairemizin 10.01.2024 tarih ve 2022/4023 Esas, 2024/276 Karar sayılı bozma kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle, Dairemizin anılan kararına karşı İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2024 gün ve 2024/70 E. 2024/251 K. sayılı direnme kararının REDDİ ile anılan direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 07.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla