Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/4852 E. , 2026/1673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4307 E., 2024/906 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü t
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/4852 E. , 2026/1673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4307 E., 2024/906 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2023 tarihli ve 2022/513 Esas, 2023/449 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.03.2024 tarihli ve 2023/4307 Esas, 2024/906 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bölge adliye mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, sanık ile aralarında husumet bulunan katılanın soyut beyanlardan başka mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık nitelikli yağma suçundan mahkum edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Müdafi, aralarında husumet bulunan katılanın soyut beyanı dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığını, eksik araştırma yapıldığını ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat gerektiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Deliller birlikte tartışılıp eylemin sanıkça gerçekleştirildiği kesin verilere dayandırıldığında, temel cezanın TCK'nın 61/1. maddesindeki ölçütler ve 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi isabetlidir (TCK 149/1-a-h, 62).
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması.
Dava Strateji Notu: Temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırıldığı hallerde savunma, TCK 61/1 ölçütlerinin somut olayda gerçekleşmediğini gerekçelendirerek cezanın bireyselleştirilmesine yönelmelidir; salt 'husumetli tek tanık' iddiası tek başına yetersiz kalmaktadır.