Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/530 E. , 2025/11043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2082 E., 2023/1461 K. SUÇ : Başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan r
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/530 E. , 2025/11043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2082 E., 2023/1461 K. SUÇ : Başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2023 tarihli ve 2022/365 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/2082 Esas, 2023/1461 Karar sayılı kararıı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanık müdafinin temyiz istemi, usul ve yasalara aykırı kararın bozulması gerektiğine, katılan ile sanığın ... ilişkisi olduğuna, katılanın kendisini aldattığına, dolandırdığına, iftira atarak yağma suçundan ceza almasını istediğine, yalnızca katılanın soyut beyanlarının esas alındığına, katılanın yaralanmasına ilişkin araştırma yapılmadığına, eksik inceleme yapıldığına, iletişim tespiti (HTS) kayıtlarının araştırılmadığına, katılanın kötü niyetli olduğuna, sanığın katılanın şikâyeti üzerine yağmadan açılan başka dosyasının bulunduğuna, iki dosyanın birlikte incelenmesi gerektiğine, sanığın yağma kastının bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yağma suçunun gerçekleşmesi için bilerek ve isteyerek başkasına ait taşınır malın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinde sayılan değerlere yönelen, cebir veya tehditle alınması şeklindeki genel kastın yanında ayrıca "faydalanmak amacıyla" yani "saik" veya diğer bir deyimle "özel kast" ile alınmasınında istenmesi gerekir. Yağmanın kanuni tanımında, kanun metninde manevi unsur olarak faydalanma maksadına yer verilmemekle birlikte suçla korunan hukuki değerden ve suçun ratio legis’inden hareket edildiğinde, yağma suçunda malın faydalanma maksadıyla alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca mala zarar verme gibi diğer suçlarda ayrım bakımından da bu maksadın aranması gerekir. Diğer taraftan hırsızlık suçu yağmanın bir unsuru olduğuna göre, hırsızlık suçunun haksızlık unsurlarını yağma bakımından da gerçekleşmesi gerekir. Ceza Genel Kurulu'nun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 E, 2013/35 K; 12.02.2013 tarihli ve 2012/6–1143 E., 2013/47 K.; 05.07.2013 gün ve 1548-346 E.-K. sayılı; 25.02.2014 gün ve 678-98 E.-K. sayılı; 20.05.2014 gün ve 617-271 E.-K. sayılı; 18.11.2014 gün ve 810-501 E.-K. sayılı; 29.03.2016 tarihli ve 2015/13-280 E., 2016/147 K.; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 E., 2016/33 K. sayılı, kararları da aynı yöndedir ve özetle yağmada "faydalanma kastının" bir unsur olarak aranması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Hırsızlık suçu açısından aranan faydalanmak kastının burada da bulunması gerekir. Hırsızlık suçundan farklı olarak, kast aynı zamanda cebir veya tehdit kullanmaya da yönelik olmalıdır. Yargıtayın yerleşik içtihatlarıda bu yöndedir. Mesela 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun döneminde 6. Ceza Dairesinin 1982/923 Esas, 1982/8767 Karar sayılı ilamlarında; “...yağma suçunun oluşması için failin zorla aldığı malı sahiplenme veya ondan yararlanma iradesini taşıması gerekir...” şeklinde açıkça göstermiştir. Ceza Genel Kurulu'nun (CGK) 1999/7 E.,1999/20 K. sayılı ilamında özetle; menkul malın faydalanmak kastı ile cebir, şiddet kullanılıp alınmasıyla bu suç oluşur denmiştir. CGK 26.11.2002 tarihli ve 2002/271 E., 2002/404 K. sayılı ilamlarında yağma suçunun unsurlarını malın “taşınır mal olması”, “mal sahibinin rızasının bulunmaması (cebir, tehdit)”, “malın alınması “ve “faydalanma kastının varlığını" yağma suçunun ögeleri olarak belirtmiştir. CGK 2015/709 Esas, 2016/33;... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır..." Mesela; Dairemizin 2015/1001 Esas, 2015/40834 Karar sayılı kararında, sanık M.'nin işvereni olduğu katılan M. ve onun kardeşi katılan K.'ye, daha önceki bir tarihte 250,00 TL borç para verdiğinin sabit olduğu, ancak belli bir vadeye bağlanmayan borcunu da ödemeyen katılan M.'nin, çevreye olan borçları hususunda doğruyu söylememesi nedeniyle sanık ile arasının açıldığı, olay günü de bir mazeret göstermeden işyerine gelmeyen katılana kendi cep telefonundan ulaşamayan sanık M.'nin, önce katılan K. ile buluştuğu, K.'nin de ağabeyi olan M.'nin evde olabileceğini söylemesi üzerine birlikte katılanların evlerine doğru yürüdükleri sırada, K.'nin cep telefonundan gizlice mesaj çekip katılan M.'yi uyardığını gören sanık M.'nin, katılan K.'nin elinden telefonu çekip aldığı, katılan telefonunu geri istemesine karşın vermediği, sanığın kendi numarasını görüp açmayan M.'yi kardeşi K.'nin telefonundan arayıp ona ulaşmak istediği, K.'e ait olan telefonla arayan sanığın katılan M.'ye ulaştığı, daha sonra şikayet üzerine yakalanan sanığın telefonu çalışanları aracılığıyla kolluk kuvvetlerine teslim ettiği olayda, olay anındaki tüm koşullar ile sanığın sarf ettiği sözcükler ve/veya hareketler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, suç tarihinden önce ekonomik olarak geliri bulunan ve sabıkasız olan sanığın yanında ücretli çalıştırdığı katılan M.'nin kardeşi olan mağduru hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan M.'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin, yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, aynı doğrultuda CGK 2015/6-709 E, 2016/33 K sayılı kararında ise ".... Sanık Y.A. hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D. Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince ... onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir. Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. .... 19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ... GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı... .... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nunda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır... Sanığın olay tarihinde, iki yıldır birlikte olduğu mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek evine gidip yanında bulunan silahı mağdureye doğrultarak tehdit ettiği, silahın kabzasıyla mağdureye vurduğu, mağdurenin elinde bulunan telefonu arama kayıtlarına bakmak amacıyla zorla aldıktan yaklaşık 20 gün sonra iade ettiği olayda, olay yerine gelen sanığın mağdureye “evde kim var orospu” demesi, telefonu arama kayıtlarına bakmak için alması, kullanmadan mağdureye iade etmesi gözetildiğinde, ekonomik durumu iyi olan ve yaklaşık bir yıldır mağdureyle birlikte olan sanığın, mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için telefonunu aldığı anlaşılmakta olup sanığın faydalanmak amacıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir.... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. Ceza Dairesinin... onama kararının KALDIRILMASINA... D....Ağır Ceza Mahkemesinin ... hükmünün, sanığa atılı eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülmesi isabetsizliğinden ....BOZULMASINA...” şeklinde karar vermiştir. Yargıtay Uygulamalarında faydalanma kastını doktrinin kabul ettiği ölçüde geniş olarak kabul etmemekte hatta mümkün olduğu ölçüde dar yorumlamaktadır. Mesela CGK 2015/6-709 E. 2016/33 K., cgk ve yine CGK 2015/13-280 E., 2016/147 K., 6. CD 2016/7200 E., 2017/645 K. sayılı dosyalarında faydalanma kastının oldukça dar yorumlamışlardır. Yine CGK 2015/6-709 E., 2016/33 K. sayılı kararında ''... Sanık Y.A. hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D. Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince'' ... onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ''...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir. Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. 19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ...GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nunda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır... Sanığın olay tarihinde, iki yıldır birlikte olduğu mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek evine gidip yanında bulunan silahı mağdureye doğrultarak tehdit ettiği, silahın kabzasıyla mağdureye vurduğu, mağdurenin elinde bulunan telefonu arama kayıtlarına bakmak amacıyla zorla aldıktan yaklaşık 20 gün sonra iade ettiği olayda, olay yerine gelen sanığın mağdureye “evde kim var orospu” demesi, telefonu arama kayıtlarına bakmak için alması, kullanmadan mağdureye iade etmesi gözetildiğinde, ekonomik durumu iyi olan ve yaklaşık bir yıldır mağdureyle birlikte olan sanığın, mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için telefonunu aldığı anlaşılmakta olup sanığın faydalanmak amacıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir.... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. Ceza Dairesinin... onama kararının KALDIRILMASINA... D....Ağır Ceza Mahkemesinin ... hükmünün, sanığa atılı eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülmesi isabetsizliğinden ....BOZULMASINA...” şeklinde karar verdiği görülmüştür. Dairemiz uygulamalarında da Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararlarına uygun olarak bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. (Faydalanma kastının varlığının zorunluluğuna ilişkin örnek kararlar için bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 E., 2013/35 K. Yargıtay 6.C.D. 2005/10644 E. 2005/9164 K. Yargıtay 6.C.D. 2015/8292 E. 2017/4019 K. sayılı ilamları) Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, katılan ile sanığın arasında ... ilişkisi bulunduğu, katılanın beyanında sanığın kendisine tokat attığını, hakaret ve tehdit ettiğini, elindeki telefonu zorla çekerek aldığını, telefonu alırken sol elinin çizildiğini iddia ettiği, sanığın savunmalarında, katılan ile kıskançlık nedeniyle tartıştıklarını, katılanın telefonundaki arama kayıtlarını kendisine göstermesini istediğini, katılanın hakaret ettiğini, sinirlendiği için telefonunu aldığını, telefonu yağma amacıyla almadığını, kısa süre sonra telefonu vermek için gittiğinde katılanın orada olmadığını beyan ettiği, olay sonrasında alınan adli raporda, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığının belirlendiği anlaşılmakla, sanığın katılanının cep telefonunu alma amacının kullanma, sahiplenme, mal edinme veya ekonomik yarar sağlama olmadığı, sanığın faydalanma amacının bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.