Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5403 E. , 2025/3309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/999 E., 2021/508 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf in
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5403 E. , 2025/3309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/999 E., 2021/508 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk Derece Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/352 Esas, 2019/68 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B.İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin,10.03.2021 tarihli ve 2019/999 Esas, 2021/508 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde beraat kararının kaldırılarak sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 49/1-c-d-h, 168/3, 62, 53. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi, Suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme yapıldığına, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesine, 2.Sanık ... Temyiz Sebebi, Cezanın tekrar incelenip lehine olan hususların uygulanmasına, temyiz etme iradesine, İlişkindir. 3.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi, Sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün sanık lehine bozulmasına, suçun unsurlarının oluşmadığına, karar duruşmasında şikâyetçi beyanına göre de, sanıklar ile aralarında alışverişten kaynaklı alacak hesabı olduğuna, delil yetersizliğine belirtmiştir. İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (Y.C.G.K) yerleşik içtihatlarında sanığa ceza verilmesi için şüpheye yer vermeyecek şekilde eylemi gerçekleştirdiğinin ispatı gerekecektir. Bu ispat için öncelikle suçun işlenip işlenmediği sonra bir olayın kanuni unsurlarının belirlendiği şekilde işlenip işlenmediği ve son olarak da sabit olan bu suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin tartışılması ve kesin olarak ispatı gerekir. Tüm aşamalarda da "şüpheden sanık yararlanır" kuralının uygulanması gerekir. YCGK 2017/6-1147 Esas, 2018/519 Karar sayılı ilamlarında "... Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir..." şeklinde içtihatta bulunarak bu husus işaret etmişlerdir. Yine YCGK'nın 2018/6-110 Esas, 465 Karar; 2016/6-1157 Esas, 2017/239 Karar sayılı ilamlarında da aynı hususlar teyit edilmektedir. Yani olayın oluşuna ilişkin şüpheli durum varsa burda da "şüpheden sanık yararlanır" kuralının uygulanması gerekecektir. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; 1-Sanıkların aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olay günü alkollü oldukları, sanık ...'un telefon alım satımına ilişkin dükkanının olduğu ve şikâyetçi ile sanık ...'un iş yeri komşusu oldukları, olay günü sanık ... ile şikâyetçi arasında cep telefonu alım satımı konusunda tartışma yaşandığı, bizzat heyet tarafından izlenen kamera görüntülerine göre şikâyetçi ile sanıklar arasında çıkan kavganın 35-40 dakika sürdüğü, kamera görüntülerinin sanıkların beyanlarını teyit ettiği, sanıkların yağma suçu işlediğine dair mağdur beyanı dışında sanıkların üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanıklar hakkında yağma suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şeklide mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 2-Suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde tamamlanmış suçtan hüküm kurularak fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2019/999 Esas, 2021/508 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.