Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5561 E. , 2026/867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/721 E., 2015/629 K. SUÇLAR : Nitelikli Tehdit, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/721 Esas, 2015/629 Kar
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5561 E. , 2026/867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/721 E., 2015/629 K. SUÇLAR : Nitelikli Tehdit, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/721 Esas, 2015/629 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen 13.10.2015 tarihli hükmün sanığın bilinen en son adresinin mernis adresi olması durumunda öncelikle Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken yokluğunda verilen kararın sanığa, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre aynı zamanda da MERNİS adresine doğrudan tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan bu tebliğin usulsüz olduğu; sanığın cezaevinde bulunduğu sırada isteği üzerine 17.08.2016 tarihinde yapılan tebligatın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 35/3. maddesine göre kararın kendisine açıkça “okunup anlatılması” gerektiği, ancak kararın tebliğine ilişkin 17.08.2016 tarihli işlemin 5271 sayılı Kanun'un 35. maddesine uygun yapılmadığı gözetilerek, sanığın vaki temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmekle, yerel mahkemece bu istemle ilgili olarak verilen 10.10.2016 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede: Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a-c maddesinde tanımlı nitelikli tehdit ve 6136 sayılı Kanun'un 15/son maddesinde tanımlı suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin 13.10.2015 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, nitelikli tehdit ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından asliye ceza mahkemesince mahkûm edilmiş, hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay önce, sanığın yokluğunda verilen hükmün mernis adresine doğrudan yapılan tebligatın ve cezaevindeyken yapılan tebliğin usulsüz olduğunu saptayarak temyizi süresinde kabul etmiş, ardından esasa girmiştir.
Hukuki İlke: Bilinen son adresi mernis adresi olan sanığa önce Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılmadan doğrudan 21/2. maddesine göre tebliğ yapılması usulsüzdür; cezaevindeki sanığa yapılan tebliğde ise CMK'nın 35/3. maddesi gereği kararın açıkça okunup anlatılması gerekir. Esasa yönelik olarak, suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının karar tarihinden inceleme tarihine kadar dolması, kamu davasının düşmesini gerektirir.
Uygulama Sonucu: Hüküm bozulmuş; yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davaları CMK 223/8 uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmüştür.
Dava Strateji Notu: Yokluğunda hüküm kurulan müvekkil için tebligatın usulüne uygunluğu titizlikle denetlenmeli; usulsüz tebligat temyiz süresini işletmez. Ayrıca dosya derdestken olağan dava zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı her aşamada hesaplanmalı, zira zamanaşımı re'sen dikkate alınıp davanın düşmesini sağlayabilir.